Prof.Dr.Ayşe İLKER

Prof.Dr.Ayşe İLKER

ayseinceilker@gmail.com

Hafızam Alıştı

15 Haziran 2016 - 15:48

Annem, son Gördes ziyaretimizde, anneannemle arasında geçen bir konuşmaya atıf yaptı. Konuşmanın güzergahı şöyleydi:
Anneannem pencereden veya kapıdan; gelen geçen insanlarla konuşmak, onlarla yarenlik yapmak istiyor. 'Nerden geliyorsun, kime gidiyorsun, çocukların nasıl, gurbette olan var mı, büyükleriniz iyiler mi' cinsinden hayatın akışına yönelik sorular. Annem de genç, serde iki dirhem bir çekirdek olmak var, öyle her gelen geçenle konuşulmaz! Anneanneme çatıyor, 'Sen ne diye herkesle konuşmaya çalışıyorsun, el alemin ne yaptığından sana ne' yollu yarı şaka yarı ciddi söyleniyor ona. Anneannemin verdiği cevap şu 'Ne yapayım kızım, hafızam alışıyor!'
Annem bu hatırayı, kendisinin de dükkanın önünde oyalandığını, gelenle geçenle konuştuğunu anlatırken taşıdı hatırlama hücrelerinden diline ve 'Anneannen böyle derdi, benim de hafızam alışıyor'
Bense bayıldım bu cümleye. Şimdi ne diyorlar: Hafızanızı güçlendirmek için bulmaca-bilmece çözün, sorun; okuyun, dertleşin, dinleyin, anlatın!
'Hafızayı alıştırmak' fiilinde, 'alışmak ' fiilinin 'yakınlaşmak' anlamı elbette ağırlıkta. Ancak, ocak yakarken veya yanıcı herhangi bir şeyi tutuştururken de 'çıralar alıştı' veya 'kuru yapraklar alıştı' gibi ifadeler de "alışma" fiilinin farklı anlamda kullanılışlarıyla ilgili çocukluğumdan kalan örnekler.
DLT' dizininde A. Bican Bey, al- fiilini iki ayrı madde halinde göstermiş. Birincisinde almak, tutmak; yakalamak; satın almak; ikincisinde (bir yeri, ülkeyi) almak, fethetmek.
'Hafızanın alışması'nda birinci anlam daha uygun, tutmak, yakalamak ve tabii yakınlaştırmak.
Nörolojinin verilerine göre, bilgi yükü nöronlarla taşınıyor. Alıcı sinirler, dış ortamdan veya organizma içinden aldıkları uyarıları elektrik sinyallerine dönüştürüyorlar ve beyne iletiyorlar. Bu sinyalleri; tepki sinirleri, organizma çıktısı olarak uygun tepkilere dönüştürüyor. Hücreler arası bilgi geçiş noktaları da sinapslar.
Demek ki diyorum anneannem, nöronlarını harekete geçiriyordu konuşarak, sorarak!
Neurotransmitter moleküllerinin aksondan sinapslara bırakılmasını soruyla ve sorularındaki yüklerle sağlıyordu ve hafızası alışıyordu!
Nasıl olur da bayılmaz insan böyle bir söze!

Bu yazı 1928 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum