Cengiz Aytmatov’un 1961 yılında yazdığı Selvi Boylum Al Yazmalım (Özgün adıyla Kırmızı Yazma/Kırmızı Eşarp) filminden “Sevgi neydi?” repliğini hepimiz çok iyi biliriz. “Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti.”
Geçmişte olduğu gibi bugün de şarkılar, şiirler, filmler ve romanlar hep sevgiyi anlatıyor. Ancak bu anlatımlarda çoğu zaman sevginin yalnızca bir duygu olduğu düşünülüyor. Oysa gerçek sevgi, hissetmekten çok daha fazlasıdır. Sevgi, emektir. Aytmatov’un bu kitabında anlattığı temel felsefe de aşkın heyecandan ibaret olmadığı, fedakârlık ve emek istediğidir.
Bir insanı sevmek, onun varlığından hoşlanmakla sınırlı değildir. Onu anlamaya çalışmak, zor zamanlarında yanında olmak, eksiklerini görüp küçümsemeden destek olmak da sevginin bir parçasıdır. Çünkü sevgi, yalnızca güzel günlerin değil, zor günlerin de yükünü paylaşabilmektir. Bunun için ise sabır, fedakârlık ve çaba gerekir.
Bir çiçeği seviyorsanız onu sulamanız gerekir. Bir ağacı seviyorsanız büyümesi için korumanız gerekir. İnsan ilişkileri de böyledir. İlgi gösterilmeyen, değer verilmeyen ve emek harcanmayan sevgiler zamanla solar. Tıpkı bakımsız kalan bir bahçenin kuruması gibi, emeksiz bırakılan ilişkiler de canlılığını yitirir.
Sevgi bazen dinlemektir. Karşımızdaki insanın anlatmak istediklerine kulak vermek, onu yargılamadan anlamaya çalışmaktır. Bazen de affetmektir. Her insanın hata yapabileceğini kabul ederek kırgınlıkların üzerine köprü kurabilmektir. Bunların hiçbiri kendiliğinden gerçekleşmez; hepsi emek ister. Aile içinde, dostluklarda ve toplumsal ilişkilerde kalıcı bağlar kuran şey, gösterilen bu emektir. Sevgi kamyona yazı yazmak değil, sahiplenmektir. Güven vermektir, değer bilmektir. O yüzden sevgi Baytemir'in hakkıdır.
Ne yazık ki günümüzün hızlı yaşam temposu içinde insanlar bazen sevginin emek boyutunu unutuyor. Her şeyin kolay ve hızlı olmasını bekliyoruz. Oysa gerçek sevgi kısa yolları kabul etmez. Zaman ister, sabır ister ve sürekli bir özen gerektirir. Çünkü sevgi, bir kez kazanılıp sonsuza kadar korunabilen bir duygu değildir; her gün yeniden beslenmesi gereken canlı bir değerdir.
Sonuç olarak sevgi, emektir. Peki emek nedir? Emek eski Türkçede "emgek", "zahmet, sıkıntı, eziyet" kelimesinden gelir. Anlayacağınız zahmet olmadan emek olmaz. Emek olmadan da sevgi olmaz. Sevgi, yalnızca kalpte hissedilen sıcak bir duygu değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Sevgi, emektir. Emek verildikçe büyür, paylaşıldıkça güçlenir ve insan hayatına anlam katar. O yüzden sevdiklerimize zaman ayıralım, onları dinleyelim, sevdiğimizi yaptıklarımızla gösterelim.


YORUMLAR