Salih OKKALI

Salih OKKALI

gordos75@gmail.com

1950'li Yıllarda Gördes-VII

11 Ağustos 2026 - 18:54 - Güncelleme: 11 Ağustos 2026 - 18:55

GÖRDES MONOGRAFYASI
Lâmia ERKUNT

6- Sağlık durumu:
İlçede bir hükûmet tabibi ile iki köy gurubu sağlık memuru, 3 köy gurubu ebesi, 1 gezici sağlık memuru vardır. Bunlardan başka belediye ebesi ve Manisa Sıtma Savaş Başkanlığı’na bağlı sıtma savaş şube tabipliği ile bunun köylerde iki sıtma koruyucu memuru vardır. 5 yataklı bir muayene ve tedavi evinden başka sağlık müessesesi yoktur. Eczane mevcut olmadığından hükûmet doktoru tarafından tanzim edilen bir ecza dolabı ile bu ihtiyacın karşılanmasına çalışılmaktadır.
İlçe dahilinde büyük mikyasda (ölçüde, ölçekte) sâri hastalık (bulaşıcı hastalık) görülmemiştir. Ara sıra tüberküloz vak'alarına tesadüf edilmektedir. Bunlar rie (akciğer), osteit (kemik) ve peritonit (karın zarı) tüberkülozdur ve evvelki senelere nisbetle bu kabil (türden) vak'aların daha fazla olduğu söylenebilir.
Zührevi hastalıklardan tedavi altında bulunanlar varsa da bunların miktarı çok azdır.
İlçede en fazla mide hastalığı görülmektedir. Halkın hemen % 60’ı midesinden muzdariptir. Bunu sebebi halkın gayri sıhhi beslenme ve çalışma tarzıdır. Yedikleri ekmek unu kumlu ve mideyi tahriş edici vaziyettedir. Sair gıda maddelerinde vitamin miktarları noksandır. Biberli ve baharlı yemeklere önem verirler. Aldıkları kalorinin azlığına mukabil çok çalışırlar. Bilhassa yemeği müteakip tütün çapası için ileriye doğru eğilmiş vaziyette ve mideyi tazyik altında bırakarak çalışmaları mide hastalığını tevlit etmektedir (tevlit etmek: sebep olmak, ortaya çıkarmaktadır). Hastalıkların daha ziyade çapa mevsiminde görülmesi de bu mütalaayı teyid etmektedir.
Halkın kendi sıhhatine olan alakası zayıftır. Ancak hastalıkları çok ilerlediği, müzminleştiği veya ölüm derecesine geldiği zamanlarda doktora müracaat ederler.
İlçenin 42 köyü sıtma mücadele mıntıkasına dahildir. Sıtma savaş doktoru ayda bir defa, sağlık koruyucuları da 3 defa bütün bu köylere giderek çalışırlar.
Köylerde senede 3 defa olmak üzere ilk bahar, yaz ve sonbahar aylarında % 6 D.D.T.’li mahlül (çözelti) ile dezenfekte yapılır. Sonbaharda bütün köylerde umumi muayene vardır. (D.D.T: Dikloro Difenil Trikloroetan (Dichlorodiphenyltrichloroethane) olan, 20. yüzyılın ortalarında dünyada çok yaygın olarak kullanılmış, sentetik ve kuvvetli bir böcek öldürücü zehirdir.)
Sıtmanın en fazla olduğu bölge Borlu bucağı ve civarıdır. Sebebi de burada bataklıkların mevcut olmasıdır. Borlu ile Tahtacı köy arasında "Kavak alanı" denilen mevkide 50.000 metrekare genişliğinde bir bataklık mevcuttur. Daimî kara sulu olduğundan tamamiyle kurutulamamaktadır (kara sulu olduğu: yeraltından gelen bir su kaynağı ya da su damarından beslendiği). Yalnız yaz aylarında kısmen kurur fakat en fazla kuruduğu zaman dahi ancak 20.000 metrekareye iner. Temrek Köyü etrafında "Ali Ağa Gölü" denilen diğer bir bataklıkta 20.000 metrekare kadardır. Bu bataklıklara her sene D.D.T.’li mazot dökülmektedir.
Su vaziyetinin sıtma üzerine tesiri:
Akışlı çay etrafındaki köyler kısmen sıtma tesiri altındadır. Bu da çayı besleyen kolların kuruyuncaya kadar husule getirdiği jit'lerin sulfe yetiştirmesinden ileri gelmektedir. (Jit (Gîte / Gîte larvaire): Fransızca bir tıp terimi olup sıtma taşıyan anofel sivrisineklerinin yumurtalarını bıraktığı, su birikintileri ve bataklıklardaki "larva odağı" veya "üreme yuvası" anlamına gelir. Sulfe (Souche): Fransızca "köken, soy, suş" anlamına gelen kelimenin tıp dilindeki karşılığıdır. Sıtma mikrobunu taşıyan sivrisineklerin "soyunu / türünü" veya parazitin belirli bir "suşunu (alt türünü)" yetiştirip yaymasını ifade eder.)

İlçede son 3 sene içinde sıtmalı adedi şu şekilde değişmiştir:

Alınan tedbirlerle sıtma gittikçe azalmaktadır. Dolayısiyle dalak nisbeti de azalmıştır. 1948 de 42 köyde yapılan muayene neticesinde 9.169 kişiden 1.040’ı yani %11,3 'ün dalaklı olduğu görülmüştür. Halbuki 1949 da 9.746 kişiden ancak 753 de dalak bulunmuştur ki nisbet (oran) %7,9 dur.
Sıtma mücadelesi 1945 de başlamıştır. Hastalara meccanen (ücretsiz olarak) bakılmaktadır. İlaçlarda parasızdır.
[Dalak Nisbeti / Dalaklı Olduğu (Sıtma Muayene Yöntemi) Tıbbi Anlamı: Sıtma (malarya) hastalığına yakalanan kişilerin dalakları büyür. Tıp literatüründe bu durum "splenomegali" (dalak büyümesi) olarak adlandırılır. Kan tahlili imkânlarının çok kısıtlı olduğu cumhuriyetin ilk yıllarında, bölgedeki sıtma yaygınlığını ölçmek için doktorlar çocukların ve yetişkinlerin dalaklarını elle muayene ederlerdi (Dalak Endeksi). "Dalaklı olduğu" ifadesi, muayene edilen kişide sıtma nedeniyle dalağın büyümüş olduğunu gösterir. "Dalak nisbeti"nin %11,3'ten %7,9'u düşmesi ise sıtmanın bölgede gerilediğinin en büyük kanıtıdır.]

Bu yazı 77 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum