Salih OKKALI

Salih OKKALI

gordos75@gmail.com

1950'li Yıllarda Gördes-VIII

21 Ağustos 2026 - 17:32

GÖRDES MONOGRAFYASI
Lâmia ERKUNT

7- İskân şekli ve meskenler:
Gördes kasabası Kumçay'ın sağ kıyısına hâkim yamaç üzerinde yani Tekke dağının güney eteklerinde deniz seviyesinden takriben 619 m. İrtifada (yükseklikte) kurulmuştur.
Son derece dar, bozuk sokakları, heyelândan hasara uğramış evleriyle sönük bir manzara arz etmektedir. Bilhassa batı kısmı yıkılan evlerin enkazlariyle tam bir harabe halindedir.
Bugünkü durumuna mukabil kasaba eski devirlerden çok daha canlı idi. Kültür seviyesinin bugünküne nazaran üstün olduğunu eski kayıtlarından öğreniyoruz. San'at bakımından Batı Anadolu’nun en mühim halı dokuma merkezlerinden biri idi. Kasaba'nın son asırlar içinde fazla inkişaf etmemiş (gelişmemiş) olması büyük münakale (ulaşım) yollarından uzak bulunmasından ileri gelmiş olsa gerektir.
İskân bakımından kasabanın hiçbir zaman talihi yâr olmamış, millî mücadele yıllarında Yunanlılar tarafından yakılmış, türlü fedakârlıklarla yeniden inşa edilen kasaba bu defa da heyelânın tahripkâr tesirine maruz kalmıştır. Mevcut evlerin hemen ekserisi çatlamış ve çarpılmış odalarının duvarları tavandan 3-4 cm. kadar ayrılmıştır.
Kasaba halen 5 mahalleden ibaret olup 945 hanelidir. Sarp bir yamaç üzerinde kurulduğu için sokakları hep yokuşludur. Aynı zamanda çok da dar olduğundan evler birbirine yakın ve havasızdır.
Kasabaya Kumçay üzerindeki köprüden geçilip oldukça dik bir yokuş çıkıldıktan sonra girilir. Burası iki tarafında dükkânların sıralanmış olduğu çarşıdır. Belediye dairesi, halkevi, otel bu cadde üzerindedir.
Heyelân Gördes için çok eski bir dert olmakla beraber tedrici (yavaş yavaş) surette vukua geldiğinden halkı endişeye düşürmemiştir. Yalnız 23/01/1940’da, yağan şiddetli yağmurların tesiri ile husule gelen heyelânda birçok evler kaymış ve yıkılmış olduğundan Hükûmetçe yaptırılan etüdler sonunda kasabanın iki kilometre kuzeydeki Kocamurtluk mevkiine nakledilmesine karar verilerek buranın harita ve plânı yapılmış, fakir halka ev yapmak üzere 1948 yılında 69.000 lira, 1949’da da 125.000 lira tahsis edilmiştir.  Nihayet senede (yıllık olarak) 500.000 lira hesabıyla 4 senede 2.000.000 lira sarf edilmek suretiyle yeni kasabanın kuruluşunu sağlamak üzere 09/03/1950 tarihinde bir kanun çıkarılmıştır.
Yeni şehir için seçilen yer, eski kasabanın bulunduğu yamacın arkasında uzanan çok geniş ve yüksek bir düzlüktür. Eski kasabanın ruhu sıkan görünüşüne mukabil burası uzaklardan etrafını kuşatan çam ormanları arasında güzel manzarası ve temiz havası ile tam bir sayfiye karakterini haizdir. Halen 70 ev vardır. Ayrıca orman dairesi, orman evi, kaymakam köşkü ve fakir halk için belediyece yapılan 7 ev mevcuttur (1950 yılında Eski Gördes’ten bugünkü şehir merkezine taşınma işlemi henüz tamamlanmamıştır). Caddelerin yerleri de taşlarla tesbit edilmiştir. Nakil işi tamamlandığı ve Gördes Akhisar yolunun inşası bittiği zaman eskinin aksine olarak geniş caddeleri, sıhhi muntazam evleri ve güzel manzarası ile kasaba üstün bir durum kazanacak ve İstanbul’a yaklaşmış olması da kendisine ayrıca birçok faydalar sağlayacaktır.

Köylere gelince:
Bunların bir kısmı sırtlar üzerindeki düzlüklerde, bir kısımları da dağların eteğinde yahut dere kenarlarında kurulmuş olup ekserisi iptidai (basit) durumda meskenlerden ibarettir.
Güney yamaçlarının kuzey rüzgârlarından mahfuz (korunaklı, kuytu) ve tarıma da daha elverişli oluşu köy kuruluşlarında nazarı itibare alınmış ve hemen bütün köyler bu yamaçlarda toplanmıştır. Umumiyetle gölgeli ve ratip (nemli) olan kuzey yamaçları ise hayvanlara mer’a olarak bırakılmıştır.
Mesken Tipleri:
Kasaba ve köylerin meskenleri gerek malzeme ve gerek şekil bakımından farklıdır.
Kasaba’da evler iki katlı olup ekserisinin birinci katı taş duvardan, ikinci katı ise Bağdadî (ahşap-sıva karışımı teknikle) denen şekilde ahşap olarak yapılmıştır. Tamamen kâgir olarak inşa edilen evler pek azdır (Kârgir: halk arasında söylendiği şekliyle kâgir, taş veya tuğla yapıdır). Kerpiç inşaat hemen yok gibidir. Umumiyetle taş ve kara sıvadan mürekkep olan duvarlar yapılırken 1-1,5 metrede bir ağaçtan hatıl atılmakta ve bunun heyelâna karşı mukavemeti sağladığı söylenilmektedir. Damların çoğu kiremitlidir. (Hatıl: Duvarın sağlamlığını artırmak, yükü eşit dağıtmak ve çatlamaları, çökmeleri önlemek amacıyla duvar aralarına yatay olarak yerleştirilen ahşap veya beton kirişlerdir.)
Evlerin iç taksimatına gelince:
Umumiyetle birinci katlar geniş taşlıklardan ibaret olup odalar ikinci kattadır (taşlık: geleneksel Türk mimarisinde ve köy evlerinde taşlık, genellikle sokak kapısının açıldığı, odalara geçilmeden önce yer alan, etrafı duvarlarla çevrili avluyu veya zemin kattaki giriş sofasını ifade eden bölümdür). Birbiri üzerine sıkışık bir şekilde inşa edilmiş olan Gördes evleri yer darlığı sebebiyle umumiyetle bahçesizdir ve hemen hepsinin duvarları heyelânın tesiri ile çatlamış durumdadır. Kasaba'da yeni inşaat ve hatta tamire dahi izin verilmediğinden halk bu çatlak duvarları toprak harç ile sıvamaktadır.
Kış aylarında bu meskenlerinde oturan kasabalılar Hazirandan Eylül nihayetine kadar yaklaşık olarak 4 ay müddetle bağ, bahçe ve tarlalar içinde bulunan çardak ve dam'larına giderler. Bunlar arasında ağaçlıklar içinde renkli badanaları ile gayet şirin bir manzara arz eden 3-4 odalı güzel ve oldukça muntazam kârgir binalar olmakla beraber tabanı toprak, tavansız taş veya kerpiçten yapılmış tek odalı kulübeler ekseriyeti teşkil etmektedir. Bu ev ve kulübelerde % 95’inin damları kiremitlidir.
Köy evleri:
Bunlar umumiyetle kerpiç olup damları düz ve topraktır. Işık almaktan ziyade soğuğa karşı korunma arzusu hâkim bulunduğundan pencereleri az ve gayri sıhhi yapılardır. Yakın zamana kadar bu köy evlerinde pencere yerine 40x40 eb'adında, geceleri kapanıp gündüzleri açılan bir tahta kapakla mücehhez (donatılmış, hazırlanmış) camsız ve şekilsiz bir tek delikle iktifa olunduğu, bunların hala mevcut numunelerinden anlaşılmakla beraber köylünün yavaş, yavaş pencerenin ehemmiyetini kavramağa başladığı, yeni yapıların bilhassa güney cephelerinde pencerelere yer verilmeğe başlanıldığında görülmektedir (iktifa olunduğu: yeterli bulunduğu / yeterli görüldüğü).
Dağ köylerinde hayat çok iptidai bir seviyede kalmış olup ovaya ve su kenarlarına doğru inildikçe bu durumun nisbeten düzeldiği ve bilhassa temizliğe önem verildiği, evlerin ekserisinin badanalı olduğu göze çarpmaktadır.
Gördes'te göçebelik yoktur. Yalnız on aileden ibaret 60 nüfuslu Karakeçili aşireti yazın Gördes'in 22 km. kuzeyindeki Gökseki yaylasında, kışın Borlu - Salihli arasındaki Soğuksu mevkiinde çadırda yaşarlar.
Bunlar Salihli ilçesi Emin Bey çiftliğinde nüfusa kayıtlı oldukları halde daimî surette Gördes hudutları içinde barınırlar. Çadırları 2 m. yükseklikte, 10 m. uzunlukta ve 5 m. genişliktedir. Çadırın içini keçelerle bölmek suretiyle 2-3 oda haline koyarlar. Her çadırda 4-10 kişilik bir aile oturur.

8- Belediye faaliyeti:
Belediye'nin kuruluşu eskidir. Kaza'nın fenni bir haritası yoktur. Yalnız yeni şehrin imar plânı yapılmıştır. Kasaba sarp bir yamaç üzerinde kurulduğu için sokakları yokuşlu ve çok dardır. Belediye yolları 24.000 metre kare adi kaldırım, 7.000 metre kare ham yoldur.
Kasaba'da (Eski Gördes’te) genel temizlik amele ve hayvanla yapılmakta olup çöpler 300 metre mesafede çay'a dökülmektedir. Lâğımlar eski tarzda yapılmıştır. Fenni mezbaha yoktur. Yangın söndürme vasıtası olarak da bir el tulumbası mevcuttur.

9- Zaruri ihtiyaçlar:
a-Tenvir (Aydınlatma):
Kasaba'ya 1940 yılında elektrik tesisatı yapılmıştır. Tesisatın fenni projesi yoktur. Elektrik, dizel motoru ile istihsal edilmekte olup cereyan sistemi mütenavip (alternatif akım / dalgalı akım) 28 beygir takattadır (gücündedir). Cereyan (elektrik) yalnız geceleri verilmektedir.
Şebeke uzunluğu 6.500 m.dir. Kasaba'nın umumi tenviratı, senelik sarfiyatı 18.000 kw. olan 180 lamba ile görülmektedir. İşletme belediye tarafından idare edilir. Kasaba'da 200 abone mevcut olup kw’ı 70 kuruştur. İstihsal edilen 18.000 KW.ın 17.400 KW.ı tenviratta kullanılmaktadır.
1948 bütçe tahmininde elektrik işlerine ait 6.000 lira gayri safi gelir, 1.000 lira gider bulunmaktadır.
Kasabanın bir yıllık gaz istihlak (tüketim) miktarı 4.000 - 6.000 tenekedir.

b- Teshin (Isıtma):
Kasaba'da evler, saçtan yapılan sobalarda odun yakmak suretiyle ısıtılmaktadır. Köylerde ise hemen bütün evlerde ocak vardır. Bu ocaklarda da yine odun yakılmaktadır.

c- Su:
Kasaba'nın suyu gayri fenni bir şekilde membadan temin edilmektedir ki bu su Tekke suyudur. Bu su 3 kaynaktan çıkmaktadır. Sarıkaya, Örenpınarı, Yarenoğlu kaynakları. Yeni Gördes kasabasına 1947 yılında Bayındırlık Bakanlığınca fenni tesisat yaptırılmıştır. Eski ve yeni şehirde su şebekesi vardır. Eski Kasaba'da su işleri belediye bütçesiyle idare edilmekte olup 17, Yeni Gördes'te 5 çeşme vardır. 183 abonesi bulunmaktadır.
Tekke suyundan başka Gördes'te müteaddit (farklı pek çok) kaynaklardan birtakım sular daha gelir. Bunlara kaba sular denir. Ne dereceye kadar içmeye elverişli olduğu tayin edilmemiştir. Bunlar iki nev'idir.
1-Ahali ile belediyenin alakadar olduğu sular.
2-Halkın iştiraki olmayarak münhasıran belediyeye ait sular.
Gördes'e en son getirilen su Kasaba'nın 1 Km. kuzeyinde Kalabak mevkiinde iki kaynaktan çıkan sudur. Yine Kasaba'nın kuzeyinden çıkan Tabakhane ve Han suyu vardır. Bu suların hepsi çeşmelere taksim edilmiştir.

d- Kasaba'nın kültürel ve sosyal tesisleri:
Bir ilkokul ile kütüphanesi ve okuma odası bulunan halk evi, özel kişilere ait olmak üzere iki lokanta, 5 fırın, 3 han vardır. Pazartesi günleri pazar kurulmaktadır.
Evvelce 10 cami ve 10 mescit varken Yunanlılar tarafından yakıldıktan sonra 4 cami yapılabilmiştir ki halen 3’ü açıktır. 1671 de buradan geçen Evliya Çelebi Kasaba'nın çarşı içindeki Ulucami başta olmak üzere 11 camii ihtiva ettiğini, 50 dükkân, 1 han ve bir hamam olduğunu kaydetmektedir.

Reklam
Reklam
Reklam
Bu yazı 95 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum