Mert AKAR

Mert AKAR

akarmert2015@gmail.com

Röportaj Serisi-52: Konuk = Prof.Dr.Mutlu Özcan (Rekonstrüktif Diş Hekimliği) 

21 Ağustos 2026 - 17:36 - Güncelleme: 21 Ağustos 2026 - 17:37

“11 Soru 11 Cevap” serisinin elli ikinci konuğu, davetimizi nezaketle kabul eden, uluslararası bilim dünyasının prestijli ve seçkin isimlerinden Sayın Prof. Dr. Mutlu Özcan olacaktır.
Zürih Üniversitesi Diş Hekimliği Merkezi Direktörü ve Geçici Finans İşleri görevlerini sürdüren Sayın Özcan, diş hekimliği ve biyomalzemeler alanındaki çığır açan çalışmalarıyla tanınmakta ve hakemli dergilerde yayımlanmış 950’den fazla bilimsel ve klinik makalesi ile alanında küresel bir otorite konumunda yer almaktadır.Klinik uzmanlığını rekonstrüktif diş hekimliği üzerine kurgularken, bilimsel araştırmalarını özellikle translasyonel araştırmalar ve dental biyomalzemelerin geliştirilmesi ile uygulanması konularında yoğunlaştırmıştır.Gerek Avrupa genelinde verdiği sürekli eğitim kursları gerekse uluslararası düzeydeki davetli konuşmalarıyla bilimsel birikimini ve vizyonunu paylaşan ve aktarmaya devam eden, akademik başarılarıyla serime büyük bir değer katacak kıymetli hocama, tecrübelerini bizlerle paylaşacağı bu çalışma için şimdiden teşekkürlerimi sunarım.İzniniyle sorularıma geçiyorum.

1-Hocam öncelikle nasılsınız? Yoğun akademik temponuz arasında vakit ayırdığınız için teşekkür ederim. Bu alana yönelmenizdeki temel motivasyon ya da kırılma noktası neydi?
*Ben tesekkur ederim davetiniz icin.
Dishekimliginin genetik olarak bana uygun oldugunu universiteye girerken biliyordum. Teyzem ve eniştem dişhekimiydi, anneannemin kız kardeşi de tıp okuyup üzerine dişhekimliği okumuş. Babam doktor, dahiliye mütehassisi. Annem de ressamdi; ikisinin özelliklerini taşıyan dişhekimliği bana genetik olarak uyabilecek bir meslek diye düşünüyordum. Nihayetinde Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi’ni kazandım. Dişhekimliğinin hem sanatsal, hem bilimsel kısmı var. Ayni zamanda dishekimligi tıbbi bilimlerin alt birimi. Malzeme bilimleri temel bilimleri kapsıyor ve dental teknolojiler de biyomedikal mühendislik alanlarini. Bütün bu sebepler mesleği sevmemde etkili oldu.
 
2-Adeziv sistemler ve diş hekimliği materyalleri alanına ilk başladığınız dönemde, sizi en çok etkileyen bilimsel problem ne olmuştu?
*Arastirma görevlisi olarak kariyeme basladigim yillarda adhezyon, nispeten yeni bir konuydu.
Bircok bilim insani kompozit malzemelerin dişe tutunmasiyla ilgili calisma yaparken, ben de bir protez uzmani olarak, adezyonun iki yuzu oldugunu ve o zamanlar restorasyon yuzeyine tutunmasi probleminin cok az dikkate alindigini farkettim.
Dolayisiyla daha cok resin esasli malzemelerin dental materyallere daha iyi adezyonu icin yuzey konduyonlama yontemleri ve protokoller gelistirdim. Bastan beri biliyordum, eger dayanikli bir adezyon elde edebilirsek, dis kesimini minimuma indirebilecek ve gereksiz bircok dis cekimini onleyebilecektik. Bu da zaten basli basina innovatif ve dishekimliginde cigir acici bir girisim olacakti. Dolayisiyla malzeme bilimi ve adezyon kariyerimin basinda benim ilk cikis noktam oldu.
 
3-Laboratuvar ortamında elde edilen sonuçlarla klinik uygulama arasındaki farkı en net hissettiğiniz çalışma hangisiydi?
*Laboratuvar deneyi olmadan klinik uygulamalara gecmek, hastalarimizi kobay olarak görmekten öteye gitmez. Maalesef klinisyenler invitro deneylere genelde inanmazken, lab arastirmacilari da klinik problemleri cogu zaman göremiyor. Bu baglamda, ben de iyi bir klinisyen olarak,  klinisyenler ve arastirmacilar arasinda tercümanlik görevi görüyorum.
Labda kötü cikan sonuclarin hala klinik olarak uygulanmasini dogru bulmuyorum.
Ve laboratuvar calismalarinin dizayni sirasinda klinige en yakin senaryo gelistirilmesi ve ayni zamanda en kötü senaryolarin denenmesi taraftariyim. Bu sartlarda bir materyal veya sistem iyi performans gösteriyorsa zaten klinikte de basarili olur. Klinisyenlerden edindigim erken basarisizlik problemleri benim icin her zaman uzun dönem basari raporlarindan daha önemli olmustur.
 
4-Zirkonya ve benzeri seramik materyaller üzerinde yaptığınız çalışmalarda sizi en çok şaşırtan bulgu ne oldu?
*Zirkonyaya olan resin adezyonun zayifligini biliyoruz. Ancak buna ragmen 4-5 yillik basari sasirtici oldu bilimsel camiainda. 10-15 MPa nin yeterli olabilcegini görmus olduk ama olay sadece adezyon degil, metalle karsilastirildiginda malzemenin stiffligi. Arastirmacilar bunu dikkate almadi.

5-Adeziv sistemlerde yıllar içinde yaşanan gelişimi düşündüğünüzde, “gerçek bir ilerleme” dediğiniz en önemli değişim nedir?
*Cok asamali adesiv sistemlere göre basitlesiritilmis sistemler kullanici acisindan hata oranini azaltti. Uzun yillar sonra kli nik problem yaratip yaratmadiklari anlasilacak. Ama hakkini vererek  uygulanan cok asamali sistemleri hala daha altin stadard olarak görüyorum.

6-Seramik restorasyonlarda başarısızlıkların çoğu klinikte nasıl ortaya çıkıyor ve sizce bunun temel nedeni nedir?
*En buyuk sebep, hekimin ideal preparasyon yapmamasi ve teknisyenin malzemenin islenmesi sirasinda isil islem farkliligi, sinterleme, temiz calisma, dizayn asamalrinda yaptigi hatalar. 
 
7-Universal adezivlerin klinikteki kullanımında en büyük avantaj ve en büyük sınırlılık sizce nedir?
*Universal adezivlerin kullanimi ile operatöre bagli hatalar azaliyor.
Asidik monomerler stabil degildir konvensionle cok asamalilara göre. Ama klinik faktörler de dikkate alinmali. Iyi bir retensiyon mevcutsa, aradaki fark sadece retensiyon nedeniyle hicbir zaman anlasilamaz klinik olarak.

8-Diş hekimliği materyal araştırmalarında genç araştırmacıların en çok yaptığı temel hata nedir?
*Malzeme bilimi alaninda detayli bilgi eksikligi, mekanizmayi anlamamalari. Hipoteze dayali calisma yapma yerine daha cok karsilastirma deneyleri yapmalari.
 
9-Yaptığınız çalışmalar arasında sizin için “dönüm noktası” sayılabilecek bir yayın veya proje var mı?
*Zirkonyanin kumlanmamasi, malzemeyi zayiflattigi iddilara ragmen, dikkatli kumlamanin malzemeyi hatta guclendirecegini bldugum zaman kimse inanmamisti. Günümuzde standard kondusyonlama yöntemi oldu.

10-Yaşlandırma testleri ve laboratuvar simülasyonlarının klinik gerçekliği temsil etme gücünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
*Klinik ortamda kontrol edilemeyen değişkenlerin cok faktörlü olmasi lab sonuclarini bazen gecersiz kiliyor. Klinik performans beklentilerine bagli olarak (5,10, 20,30, 40 yil) laboratuvar ortaminda yaslandirma islemlerinin daha zorlayici ortamlarda yapilmasi gerekiyor.
 
11-İmplant üstü restorasyonlarda karşılaşılan sorunların çözümünde sizce gelecekte hangi yaklaşım daha belirleyici olacak ve bu alanda genç araştırmacılara en önemli tavsiyeniz ne olurdu?
*Perimplantitis cok ciddi bir sorun. Implant üstü restorasyonlardaki dizayn da ideal yapilmazsa bu sorunu tetikleyebiliyor. Protez uzmani ve cerrah ve hatta periodontolog mutlaka birlikte calismali.
 
 12-Laboratuvar çalışmalarında özellikle “başarılı görünen” bazı materyallerin klinikte beklenenden kötü performans göstermesini en çok hangi değişken açıklıyor: operatör etkisi, ağız içi biyolojik faktörler yoksa test standartlarının sınırlılığı mı?
*Testlerin en zorlayici (worse-case scenario) şartlarda yapilmamasi (worse case).
 
13-Diş hekimliği malzeme araştırmalarında, yayınlanan birçok çalışmanın birbirini tutmaması sizce daha çok deneysel tasarım farklarından mı kaynaklanıyor, yoksa istatistiksel yorumlama ve veri raporlama hataları mı daha belirleyici?
*Deneysel tasarım farklarından kaynaklaniyor ve bazen eleştirisel yorumlama eksikligi de belirleyici oluyor.
 
14-Yeni nesil biyomimetik ve akıllı materyaller (self-healing, bioaktif, uyum sağlayan kompozitler) geliştirilirken en büyük teknik engel sizce malzemenin uzun dönem stabilitesi mi, yoksa klinik ortamda kontrol edilemeyen değişkenlerin fazlalığı mı?
 
*Klinik ortamda kontrol edilemeyen değişkenlerin fazlalığı ve klink performans ölcme yetersizligi. Mekanik sorunlar kendini hemen gösterse de, biyolojik performans veya basarisizliklar hemen tespit edilemiyor. Bir baska deyisle, klinik diyagnoz icin yeni yöntemler gelistirmeliyiz.
 
Kıymetli hocam, değerli söyleşiniz ve anınız için bolca teşekkürler ve saygılarımı sunuyorum.Başarılarınız ve sağlığınız daim olsun.

Reklam
Reklam
Reklam
Bu yazı 77 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar