Gülruh DEMİREL

Gülruh DEMİREL

gulruhdemirel123@gmail.com

Ah, O 1970'li Yıllar!

26 Haziran 2026 - 15:06

AH! O 1970'Lİ YILLAR...
1970'lerde Gördes'te düğünler, hepimizin heyecanla beklediği en güzel eğlencelerden biriydi. Yıldız Sineması'nda yapılan düğünlerde Akhisar'dan gelen orkestra, dönemin en sevilen şarkılarını seslendirirdi.
Gelin ve damat, çoğu zaman Love Story (Aşk Hikâyesi) filminin unutulmaz müziği eşliğinde salona girerdi. Biz genç kızlar ise alkışlar arasında onları hayranlıkla izler, bir yandan da kendi hayallerimize dalardık. İlk dans için sahne gelin ve damada bırakılır, bizler de sandalyelerimizde oturup bu özel anı büyük bir heyecanla seyrederdik.
1970'li yıllarda Gördes düğünlerinin en heyecanla beklenen anlarından biri danslardı. Nikâh kıyılıp alkışlar yükseldikten sonra sıra gelin ve damadın ilk dansına gelirdi. O yıllarda çoğu çift ilk kez düğünlerinde birlikte dans ederdi. Ritme uyum sağlamaya çalışan adımlar, kollarını nereye koyacağını bilemeyen heyecanlı çiftler ve yüzlerinden eksilmeyen gülümsemeleriyle bu anlar unutulmazdı.
Biz genç kızlar için düğünler aynı zamanda dans etmenin de en güzel fırsatıydı. Ancak o yılların kuralları gereği erkek arkadaşlarımızla dans etmemize izin verilmezdi. Bu yüzden kardeşlerimizle, komşu kızlarıyla ya da babalarımızla dans ederdik.
Sahnede kız kıza dans edenler bir hayli fazlaydı. Ben de babamla, kardeşimle, kimi zaman komşularımızın kızlarıyla dans ederdim. Ancak en çok hoşuma giden, babalarıyla tango yapan kızları izlemekti. Öylesine uyumlu ve zarif dans ederlerdi ki hâlâ hafızamdadır.
"Nereden sevdim o zalim kadını..." sözleriyle başlayan tango müziği eşliğinde piste çıkan Gördes'imizin doktoru Rahmi Yemişçioğlu ile kızı İlkcan Abla, düğünlerin unutulmaz görüntülerinden biriydi. Salondaki herkes onları hayranlıkla izler, dansları bittiğinde yükselen alkışlar uzun süre devam ederdi. O anlar, biz genç kızların hayallerini süsleyen bir film sahnesi gibiydi.
Kız kıza dans etmek bizim için bir şanstı. Bazen dayıoğlu gibi yakın akrabalarla dans edilmesine izin verilirdi. Cesaretini toplayıp kızın babasının yanına yaklaşarak, "Kızınızla dans edebilir miyim?" diye izin isteyen genç delikanlıları görmek de düğünlerin ayrı bir heyecanıydı. Kimi zaman izin alıp mutlulukla piste çıkarlardı, kimi zaman da mahcup bir tebessümle yerlerine dönerlerdi.
Düğünlerin vazgeçilmez dansları arasında twist teğel oyunu  kazaçook ve horon yer alırdı. Müzik başladığında gençler büyük bir coşkuyla piste koşar, salonun enerjisi bir anda yükselirdi. Herkes bildiği figürleri sergiler, alkışlar ve kahkahalar birbirine karışırdı.
Ve sıra Gördes'in erkeklerinin oynadığı Harmandalı'na gelirdi...
Damat ve arkadaşları, kayınpederler ve akrabalarla düğün iyice şenlenirdi. Gördes'imizin efeleri Harmandalı'nın figürlerini öylesine güzel oynarlardı ki izlemeye doyulmazdı. Dik duruşları, ağır ve anlamlı adımlarıyla adeta bir gösteri sunarlar, izleyenler gözlerini sahneden alamazdı.
Danslar sadece müzik eşliğinde atılan adımlar değildi; dostluğun, gençliğin, heyecanın ve hayallerin bir araya geldiği unutulmaz anlardı. Her şarkıda başka bir umut, her dönüşte başka bir hayal saklıydı.
Gece ilerledikçe düğün pastası dağıtılırdı. O kremalı pastaların tadı hâlâ damağımdadır. "Çok tazeymiş, kreması da bolmuş" diyerek afiyetle yerdik.
Düğün gece yarısına doğru sona ererken son danslar yapılırdı. Gördes'te kimin en güzel arabası varsa düğün için ondan rica edilirdi. Arabanın ön kısmı oyuncak bir bebekle süslenir, önde şoför, arkada ise gelin ve damat otururdu. Kornalar eşliğinde ilerleyen araç konvoyu düğün salonuna gelir, düğün sonunda da aynı coşkuyla yeni çifti evlerine uğurlardı.
Bizler eve döndüğümüzde hâlâ kulaklarımızda dans müziklerinin ezgileri çınlardı. Bazen o melodileri mırıldanarak uykuya dalar, rüyalarımızda kendimizi yakışıklı bir delikanlıyla dans ederken görürdük.
Bugün hâlâ o düğünleri düşündüğümde gözlerimin önünde neşeyle dönen çiftler canlanıyor. O yılların sıcaklığı, samimiyeti ve masumiyeti içimi sıcacık yapıyor. Ne güzel günlerdi demekten kendimi alamıyorum.
Ve onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine...
1970'li yılları yaşamış olmanın mutluluğuyla, o güzel günleri paylaşan herkese sevgilerimi gönderiyorum.
Gördesimizin Değerli Doktoru Rahmi Yemişcioğlu kızı İLKCAN  ile  dans yaparken...

 

Bu yazı 112 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum