Gördesteki Evimiz
Annemin özlemle kavuşacağı, babamın dilinden düşmeyen adıyla Pembe Köşk…
Onun hayatının en güzel yıllarına tanıklık etmiş, sıcak komşulukların, kahkahaların, emekle yoğrulmuş günlerin evidir orası.
Annem, sabahları babamı “Hayırlı işler” diyerek uğurlar, akşam olduğunda nefis yemeklerini sevgiyle hazırlayıp sofraya koyardı. Nice güzel evlerde otursa da, onun gönlünde Gördes’teki o evin yeri bambaşkadır. Çünkü orada yalnız duvarlar değil, hatıralar da konuşur.
Duvarlarda özlediklerinin fotoğrafları asılıdır.
Pencereden baktığında sokaktan geçenlerin “Bu bizim Ayşe” diye seslenebileceği tanıdık yüzler vardır. Her köşesi insana aidiyet duygusu verir.
Torunların oynadığı odaların tavanında hâlâ salıncağın demir çengeli durur. Bahçede basketbol oynarken kullandıkları, şimdi biraz küflenmiş demir pota geçmişten bir selam gibidir. Açılan her çekmeceden bir anı dökülür adeta… Yere düşen bir fotoğraf karesinde annemle babam balkonlarında gülümser. Bir başka karede bayramlarda çocuklar, torunlar, kızlar, damatlar hep birlikte aynı mutluluğun içine sığmıştır.
Her oda geçmişe açılan bir kapıdır sanki…
Vitrinde genç kızlığından kalma bir fotoğraf… Çiçeklerin arasında, meşhur Hamza Rüstem’de çektirilmiş, hayata gülümseyerek bakan o güzel yüz…
Tam o sırada çalan kapı zili…
Kapıyı açan annemin karşısında komşular:
“Obuuu… Hoş geldin Ayten Aba! Işığın yandığını gördük de nasıl sevindik. Geç de olsa bir görelim diye geliverdik…”
Sonra sarılmalar, hasret gidermeler, eski günleri yeniden yaşar gibi uzun sohbetler…
Ertesi sabah fırından yeni çıkmış ekşi mayalı ekmek kokusu… Yaz kış yerinden hiç kalkmayan sobanın başında yere serilen sofra bezi… Çiftlikten gelen keçi peyniri, sade yağ, sobada kızarmış ekmeğin üzerine sürülüp yenilen o eşsiz lezzet… Böyle anlar unutulur mu hiç?
Bu ev, annemin hayatının en güzel sayfalarını saklayan bir kitap gibidir.
Her odası ayrı bir bölüm…
Bazı sayfalarında bizim okul yıllarımız, evliliklerimiz, torunların neşesi…
Bazı sayfalarında annemin ve babamın kendi anne babalarıyla geçirdiği günler…
Bazı sayfalarında ise hayat arkadaşlığıyla paylaşılmış bir ömürlük sevda…
Ve şimdi…
Özlemle beklediğimiz o Pembe Köşk’e, inşallah bayramda yeniden kavuşacağız. Eskisi kadar kalabalık olamasak da; evlatlar, torunlar, gelen giden bayram ziyaretçileriyle yine sevgi dolu kucaklaşmalar yaşanacak.
Bekle bizi Pembe Köşk…
Sevdiklerimizle buluşmaya, anılarımızı tazelemeye, özlem gidermeye geliyoruz.



YORUMLAR