Av.Cenap GÜVEN

Av.Cenap GÜVEN

cenapguven@ttmail.com

Siyaset Anıları-22

02 Ekim 2017 - 16:47

Gördes'te 1976-1980 Yılları
İlçemizde Türkiye İşçi Partisi'nin bu ikinci kuruluşunda, 1965'teki ilk kuruluşta karşılaştığımız sıkıntıları yaşamadık. Türkiye'de demokrasinin, özgürlüğün, solun, sosyalizmin, sol düşüncenin zirve yaptığı yıllardı. O kadar ki 1977 seçimlerinde Ecevit % 40'ın üstünde oy almış, sonrasında hükümet kurmuştu.
            Avukatlığımda da 10 yılı doldurmuştum. Partiyi büyük bir coşkuyla, sevinçle kurduk. Halkımızın bu kez Partimize hoşgörüden öte bir sevgisi, sempatisi, yakınlaşması vardı. Manisa'dan, komşu ilçelerden Partili arkadaşlarımız ilçemize gelip gidiyorlar, toplantılarımız, söyleşilerimiz, lokantalarda rakılı sohbetlerimiz bile oluyordu.
            Halil Doğu'nun fırının karşısındaki Çolak Pasajı'nın cadde üzerindeki en güzel odasını kiralayıp Parti lokali yaptık. Lokalimizi yurtta ve dünyadaki büyük sosyalist önderlerin resimleriyle, Parti afişleriyle donattık. Parti lokalini iyi kötü açıyorduk. Lokalin bir anahtarını da gençlere verdik. Onlar da partide zaman zaman toplanıp sohbet ediyorlardı.
            Partimize yeni yeni üyeler kazanıyorduk. Çarşıda, esnaftan da üye olanlar vardı. Bunlardan birisi de Ali Akın'dı. Ali Akın ilçemizin Eski Gördes'ten beri radyo tamircisi idi. Çarşıda sayılan, sevilen eşraftan biriydi. Köklü bir aileden geliyordu. Böyle kişilerin üyelikleri Partiye bir meşruiyet kazandırıyordu. Ali Ağabey iyi bir partili oldu.
            Bu arada, benim sürekli birlikte olduğum candan arkadaşlarım esnaftan Muhittin Özsarı, Diş Tabibi Tevfik Haliloğlu, Doktor Hüseyin Tokuç, Avukat Uğurcan Uğur ve ben, beş kişi çok zaman birlikte oluyorduk. Edebiyattan siyasete, spordan bilime, hemen her konuda doyulmaz sohbetlerimiz olurdu. Yine birbirimizle ailecek de görüşürdük. Akhisar'a, Soma'ya, İzmir'e birlikte maçlara giderdik, gezilere çıkardık. Evde, lokantada yemekli toplantılarımız olurdu. Muhittin Özsarı ile çocukluk arkadaşıydık. İlkokulu Eski Gördes'te birlikte okumuştuk. Tevfik Haliloğlu ile Manisa Lisesi'nde yatılı arkadaşlığımız, İstanbul'da üniversite yıllarımızda ev arkadaşlığımız vardı. Uğurcan Uğur ile yine İstanbul'da üniversite yıllarımızda ev arkadaşıydık. Hüseyin Tokuç Akhisarlıydı. Gördes'e doktor olarak gelmiş ve sonra da Eczacı Ender Hanım'la evlenmişti. Hepimizin onunla da çok iyi arkadaşlığımız olmuştu.
Önceleri pek içki içmiyorduk. Sanıyorum 1960'lı yılların ortalarıydı. Tevfik ve Uğurcan hemen her gün akşamları evlerine giderken Tektekçi Ferhat Usta'ya uğruyorlar ve bir iki kadeh rakı içiyorlardı. Bizler bunu duyunca üzüldük. Arada bir içki içilmesine karşı değildik. Hepimiz az çok içiyorduk. Yani düğün dernek olduğunda, özel günlerde falan. Ama her gün, her gün' Arkadaşlarımızı bu kötü huylarından vazgeçirmek için toplandık ve iyice bastırdık. 'Tamam,' dediler. 'Bırakalım, ama haftada bir gün hepimiz toplanıp içelim.' Biz onlara içkiyi bıraktırmak için böylece içkiye başladık. Onlar akşamcılığa devam ettiler, bizim haftada 1 gün giderek 3 oldu, 5 oldu' Yani içkiye işte böyle başladık. Böylece sohbetlerimiz rakı eşliğinde olunca daha bir tatlandı, daha bir güzelleşti.
            Partinin 1976'daki bu ikinci kuruluşunun üzerinden çok geçmeden Muhittin Özsarı ve Hüseyin Tokuç da Partiye üye oldular. Daha önce sözünü ettiğim Radyocu Ali Akın ve Doktor Hüseyin Tokuç sosyal demokrat görüşte kişilerdi ve CHP'li idiler. Muhittin Özsarı'nın babası 'Molla Hüseyin' (Molla Dayı) ise sağ görüşlüydü ve ailecek sağcı partilere oy veriyorlardı. Sanıyorum Muhittin de önceleri sağcı partilere oy veriyordu. Bu nedenle Muhittin'in Partiye üye olması daha bir önemli oluyordu. Yine bu sıralarda avukat arkadaşımız Ülkü Ünlü de Partiye üye oldu. Avukat Ülkü Ünlü'nün eşi Kadir Ünlü Gördes Noteri idi. Aslında o da TİP'li idi ama mesleği gereği Partiye üye olamıyordu. Bir başka bayan üyemiz Şerefnur Onur'du. Bu yeni üyelikler Partiye bir canlılık, hareket getirmişti.
            O yıllarda Partinin görüşlerini yansıtan haftalık YÜRÜYÜŞ dergisi çıkıyordu. Sanıyorum fiyatı 1 liraydı. Çok güzel bir dergiydi. Ben bu dergiden her hafta PTT ile 10 tane getirtiyor (abone olmuştum) ve bunları çarşıya çıkıp hatırımın geçtiği esnafa yine 1 liradan veriyordum. Para vererek alırlarsa dergiyi daha bir sahiplenirler ve okurlar diye düşünüyordum. Dergiyi her götürüşümde önceki sayıların tezgâhta hiç açılmadan durduğunu görünce de üzülüyordum. Esnaf da aslında beni kırmamak için 1 lira vererek dergiyi satın alıyor, ancak okumuyordu.
            Burada, bir de Parti toplantılarımızı, Parti sanat ve gösteri gecelerimizi anlatmalıyım. Sanat ve gösteri toplantılarımız çok görkemli olurdu. Genco Erkol Nazım Hikmet'ten şiirler okurdu. Genco'nun şiir okuması düz bir şiir okuma değildi. O şiiri canlandırarak sahnede bir tiyatro oyunu oynar gibi okurdu Nazım'ın şiirlerini. Timur Selçuk olurdu piyanosuyla. Rahmi Saltuk olurdu, sazını konuştururdu. Şarkılar, türküler, oyunlar' Hem eğlenir, hem öğrenir, bilinçlenirdik. Büyük bir coşku her yanı sarar kaplardı. Sanat ve siyasal yönden, estetik açıdan tam bir doyum sağlardık. Siyasal toplantılarımız, kongrelerimiz için de aynı şeyleri söyleyebilirim.
Bu toplantılar daha çok İstanbul, Ankara ve İzmir'de olurdu. İşte ben bütün Partili üyelerimizin, partili, partisiz bütün arkadaşlarımın da bu güzellikleri yaşamasını isterdim. Bunun için bütün olanaklarımızı sonuna kadar zorlar, onları bu toplantılara götürmek için elimden geleni yapardım. Bir defasında Kobaklar köyündeki partililerimizi bu toplantılara götürmek için iki kez Kobaklar köyüne gitmiştim. Ali Akın Ağabeyimizi biraz da zor kullanarak Ankara'da büyük kongremize götürmüştüm. Partili partisiz arkadaşlarımı yine defalarca ve ısrarla İstanbul ve İzmir'deki sanat ve gösteri gecelerine götürmüştüm. Yani ben bunları da bir çeşit Parti çalışması olarak görüyordum ve bunları yapmakla kendimi sorumlu tutuyordum. Ve ben bütün bunları severek, yüksünmeden yapıyordum ve bunlar benim en güzel günlerimdi ve beni mutlu ediyordu. 1976-1980 yıllarımız böyle geçti.  

Bu yazı 1342 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum