“11 Soru 11 Cevap” serisinin yirmi dokuzuncu konuğu, davetimizi nezaketle kabul eden, arkeoloji dünyasının kıymetli isimlerinden Sayın Prof.Dr.Atilla Engin olacaktır. Gaziantep Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi olan Sayın Engin; Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler temel alanındaki derin tecrübesinin yanı sıra özellikle Erken Tunç Çağı,seramik araştırmaları ve yerleşim arkeolojisi konularındaki uzmanlığıyla tanınmaktadır.Kıymetli görüşlerinin ilgilenen gençler ve araştırmacılar için yol gösterici ve ilham verici olacağına inanıyor, hocam izninizle sorularıma geçiyorum.
Soru 1-Arkeolojiye olan ilginiz ne zaman başladı ve sizi bu alana yönlendiren en büyük motivasyon neydi?
Cevap 1-Arkeolojiye ilgim çocukluğumda başladı. Bu ilgi ilkokuldayken Anadolu ve Mezopotamya uygarlıkları serisi kitaplarla başladı. Arkeolojiyi bir meslek olarak seçme fikri ise ortaokul 3 sınıftayken (şimdi 8. sınıf oluyor) başladı. Devlet memur olan babamın tayini nedeniyle Burdur iline bağlı Ağlasun ilçesinde, Ağlasun’daki Sagalassos antik kenti kalıntılarından çok etkilenip arkeolog olmaya karar vermiştim. O dönemde Sagalassos henüz kazılmıyordu. Ama yüzeydeki kent kalıntıları yine de çok etkileyiciydi.
Soru 2-Gaziantep ve çevresindeki arkeolojik kazılarda en heyecan verici buluntunuz hangisiydi?
Cevap 2-Gaziantep ve çevresinde Yesemek Heykel Atölyesi, Taşlıgeçit Höyüğü, Hamaç Höyüğü ve Hamamlar Höyüğü’nde kurtarma kazıları, Çınarlı Park’da sondaj çalışması ve İslahiye-Nurdağı’nda yüzey araştırmaları gerçekleştirdik. Bu çalışmalardan en heyecan verici bulgu Yesemek Heykel Atölyesi’nin Hitit İmparatorluk Çağı’na tarihlendiğini gösteren gabro çekiçler ve seramik malzeme ile birlikte atölye yakınlarında keşfettiğimiz tamamlanmamış büyük bir kente ait kalıntılardı. Böylece heykel atölyesinin planlanan bu kent için üretim yaptığını tespit ettik.
Soru 3-Oylum Höyük, Yesemek ve Taşlıgeçit Höyüğü gibi alanlarda yürüttüğünüz kazılardan öğrendiğiniz en çarpıcı tarihsel detay nedir?
Cevap 3-Oylum Höyük kazılarındaki en önemli ve çarpıcı bilgileri MÖ 2. binyıl tabakalarında ele geçen çiviyazılı belgeler ve yazıtlı krali mühür ve mühür baskılarından elde ettik. Saray gibi anıtsal idari yapıların da bulunduğu bu tabakalardaki bir kısmı Hititli yöneticilere ait çivi yazılı belgeler ve mühür-mühür baskıları Oylum Höyük’ün Tunç Çağları’nda bir yönetim merkezi kent olduğunu gösterirken bir tabletteki ibare, bu kentin yeri kesin olarak bilinmeyen Nuhaşşe ülkesinin başkenti olabileceğini gösterdi. Bu kent Mezopotamya kaynaklarında Ulisium ya da Ullis, Hitit belgelerinde ise Ukulzat ya da Kuilzila olarak geçiyor.
Yesemek Heykel Atölyesi ve yakınlarındaki Taşlıgeçit Höyük’teki kazılarda ise, heykel atölyesindeki üretim organizasyonunun Taşlıgeçit Höyük’ten idare edildiği tespit etmemiz çok önemliydi. Son arkeolojik kazılar, Yesemek Heykel Atölyesi ile çağdaş dönemde Taşlıgeçit’te büyük bir kent kurulduğunu ortaya koydu. Olasılıkla atölyedeki yöneticiler, usta ve işçiler de Taşlıgeçit’te yaşıyordu.
Soru 4-Erken Tunç Çağı ve Hitit dönemleri üzerine çalışmalarınızda en çok hangi sorular sizi hâlâ meraklandırıyor?
Cevap 4-Hititlerin de yaşadığı tunç çağları ile ilgili bilgilerimiz aslında çok yeterli değil. Bu döneme ait belgelerde adı geçen birçok ülkenin ve kentin yerini tam olarak bilmiyoruz. Diğer taraftan Hitit İmparatorluğu’nun da tam olarak nasıl çöktüğünü bilmiyoruz. Tüm bu sorular Tunç Çağları’nı sonraki dönemlere göre daha gizemli ve merak uyandırıcı kılıyor. Ben de kazılarımda daha çok bu sorulara cevaplar bulmaya çalıştım.
Soru 5-Bir arkeolog olarak sahada çalışırken karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdir?
Cevap 5-Her meslekte olduğu gibi arkeoloji mesleğinin de zorlukları var. En büyük zorluk bir proje hazırlayıp hayata geçirmek. Çünkü arkeolojik kazılar oldukça maliyetli ve ekip çalışması gerektiren projeler. Projenin kabul edilmesi, bütçe bulunması ve araştırma ekibi oluşturulması zorlu süreçler.
Soru 6-Arkeolojik buluntuları yorumlarken modern teknolojilerden (ör. LIDAR, drone, 3D modelleme) nasıl yararlanıyorsunuz?
Cevap 6-Tabii her ne kadar geçmişi araştırıyorsak da bunu modern teknikleri kullanarak yapıyoruz. Gelişen teknoloji, ortaya çıkan yeni aletler ve uygulamalar işimizi biraz daha kolaylaştırıyor. Biz da kazı ve yüzey araştırmalarımızda üç boyutlu modellemeler, lidar ve lazer taramalar, gelişmiş coğrafi konumlandırma sistemleri (cors, GPS), yer altındaki mimari kalıntıların tespit edildiği jeofizik çalışmaları, dijital çizim programları, hava fotoğrafları kullanıyoruz.
Soru 7-Size göre, eski uygarlıklardan günümüze en şaşırtıcı veya ilginç gelen buluntu veya hikâye hangisi?
Cevap 7-Aslında konu insanlığın geçmişi olunca çok sayıda şaşırtıcı ve ilginç bulgular ve hikâyeler oluyor. Bana göre en ilginç hikâyelerden biri Hititler ile ilgilidir. Hitit başkenti Hattuşa’nın keşfinden ve kazılmasından önce Hititler hakkında çok az şey biliniyordu. Kazı ve araştırmalardan önce Tevrat’ta “Het oğulları” olarak geçen Hititlerin Doğu Akdeniz’de yaşayan küçük bir topluluk olduğu zannediliyordu. Yaklaşık 130 yıldır sürdürülen kazı ve araştırmalar Hititlerin Anadolu’nun ilk uygarlığının temsilcileri olduğunu ortaya koyarken, insanlık kültür tarihinde de derin izler bıraktıklarını gösterdi.
Soru 8-Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu bölgesi, arkeoloji açısından dünya çapında neden önemli bir alan olarak görülüyor?
Cevap 8-Güneydoğu Anadolu Bölgesi, eski tabirle “Mümbith Hilal” (Bereketli Hilal) olarak bilinen bölgenin kuzey kesimi içinde yer almakta. Mümbith Hilal insanlık kültür tarihinde çok önemli kültürlere ve uygarlıklara ev sahipliği yapan bir bölgedir. İlk yerleşmeler, ilk tarım ve hayvancılık, ilk kentler, ilk yazı (piktografik yazı), ilk devlet bu coğrafyada ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çok sayıda önemli arkeolojik merkez bulunmaktadır.
Soru 9-Kazılarda bulduğunuz eserlerin günlük hayatı, kültürü ve toplumsal yapıyı nasıl yansıttığını düşünüyorsunuz?
Cevap 9-İnsan akıllı bir varlıktır. Geleceği planlarken geçmişi de bilmek ister. Çünkü bizi günümüze taşıyan geçmişteki yaşanan gelişmelerdir. Biz kazılarda kalıntılarına ulaştığımız insanların torunlarıyız. Bu nedenle geçmişimizden kendimizi soyutlayamayız. Bugün ulaştığımız teknolojik seviye geçmişte yaşanan gelişmelerle doğrudan bağlantılıdır. Örneğin metal aletlerin kullanımı 1000 yıl daha gecikseydi, biz olasılıkla Ortaçağ’da yaşıyor olurduk.
Soru 10-Geçtiğimiz yakın dönemde yaşanan depremler, Gaziantep ve çevresindeki arkeolojik alanları ve tarihi yapıları nasıl etkiledi? Bu olaylar, höyükler, kaleler ve müzelerdeki eserler açısından hangi hasarlara yol açtı ve bizlere tarihî mirasın korunması konusunda ne gibi bilgiler sunuyor?
Cevap 10-6 Şubat 2023 depremleri maalesef bölgedeki arkeolojik kültür varlıklarını olumsuz etkiledi. Gaziantep Kalesi, Rumkale gibi arkeolojik merkezlerde önemli yapı kalıntıları büyük zarar gördü. Yine Antakya Müzesi’nde olduğu gibi müzelerimizde de önemli hasarlar oluştu. Son depremler, bu coğrafyada bir deprem gerçeği ile yaşamamız gerektiğini, arkeolojik kültür varlıklarını depremlere karşı korumak için kültür varlıkları yönetimini doğru şekilde yapmamız gerektiğini gösterdi. Özellikle kale ve diğer kültür varlıklarının doğru yöntemlerle restorasyonu ve korunması gerektiği daha iyi anlaşıldı.
Soru 11-Son olarak Genç araştırmacılara ve arkeolojiye ilgi duyan öğrencilere hangi tavsiyelerde bulunursunuz? Eklemek istediğiniz var mı?
Cevap 11-Arkeolojiye ilgi duyanlara şunu söylemek isterim: arkeoloji sadece bir meslek değil bir yaşam biçimidir. Her işte olduğu gibi mesleği sevmek gerekir. Aksi takdirde meşakkatli ve özverili çalışma gerektiren bu mesleği yapmak kolay değildir. Herkes sevdiği ve yapabileceği mesleği seçmelidir. Mutlu ve başarılı bir hayat sürmenin en önemli koşularından biri budur. Hayatın başındaki genç okuyuculara ve öğrencilere üstün başarılar dilerim.İlginiz için teşekkür ederim.
Hocam, değerli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Çalışmalarınızı, anladığım kadarıyla ihtimam ile takip edeceğim. Sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yaşam diliyorum. İşlerinizde kolaylıklar diler, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.



YORUMLAR