Ahmet İNCE

Ahmet İNCE

gordesgazetesi@gmail.com

Şehrin Hafızası

21 Kasım 2022 - 14:46 - Güncelleme: 21 Kasım 2022 - 15:49

Hemşerimiz pilot İbrahim Evirgenin tavsiyesiyle ilçemize geldiler. İzmir Alaçatı Salı Bisikletçileri gurubuna mensup üyeler bunlar. Kadınlı erkekli 25 kişiden oluşan bu gurup, niye Gördes’i seçti. Bunu anlatacağım.
            Ancak bazı gerçekleri söylemek zorundayım.
            Günümüzde modernleşmenin getirdiği, bazı olumsuz durumlar var. Şehirleşme vakıası, bir nevi betonlaşmayı getirmiş. Mahalle kavramı hızla tükeniyor. Sitelerde insanlar kapı komşusunu tanımıyor. Mekanik hale gelmiş iş hayatı, insanlarda ruhsal sıkıntılar meydana getiriyor.
            Sahil turizminde çare arayan kitleler, neticede bir türlü tatmin olmuyor. Daha farklı ortamlar arıyor. Tabiata açılmak, tabii mekânlara ulaşmak, tabii ürünlerden yemek tercih sebebi oluyor. Kısacası günümüz insanı, daha otantik ortam ve mekânlar arıyor.
            İçinde tarih olsun, tabiilik olsun istiyor.
            Avrupa bu konuda çok önde. Şehirlerin tarihi dokusunu koruyor, yapılaşma için yeni imar alanları açıyor. Gidenler bunu görüyor. Bu bir kültür, anlayış ve ufuk meselesi. Ne yazık ki Türkiye, bu konuda çok fakir kalıyor. Bir betonizm sevdası, her şeyi berbat ediyor.
            Buna rağmen bazı şehirler, bu konuda güzel işler yapıyor. Tarihi kimliğini, yapısını, tabii özelliklerini korumakla kalmayıp restore ediyor. Sonrada bunu, sözünü ettiğim turizme açıyor.
            Gördes’te üç gün kalan misafirlerle beraber oldum. Onlara şehri ve tarihini anlattım. Eski Gördes’te güzel saatler geçirdik. Hepside hayran kaldı. Büyük ilgi duydular. Onlarla beraberken, ben yine derin düşüncelere daldım.
            Bugün Gördes’i, otantik bir turizm merkezi yapabilirdik. Geçmişte çok uğraştık ama olmadı. Aslında öylesine bol imkânlarımız ve bulunmaz değerlerimiz vardı. Vizyonsuzluk ve ufuksuzluk bir türlü geçit vermedi.
            Bu şehirden bir İsmet Öğüt geçti. 70’li yıllarda şehrin dışa açılan yüzüydü. Ufuk sahibiydi. Bende çok etkileri olan bir isimdi. Bir gün şöyle dedi. Gördes’in eskisini yıkıp söküp yukarıya taşıdık. Hiç olmazsa çarşı başını, oteli, mektebi, pazara camisini aynen bırakabilirdik. İleriki yıllarda burası, insanlar açısından turizmin cazibe merkezi olurdu.
            Rahmetli Behzat Akçiçek Gördes sevdalısıydı. Eski Gördes üzerine onunla çok uğraştık. Vizyonsuzluk çok kötü bir şeydi. Anlatamadık ve başaramadık. Bugünkü millet bahçesinin olduğu yere, bir Sanatoryum hastanesi kurmak için ne mücadeleler verdik. Bürokrasiyi ve kör siyasi anlayışları bir türlü aşamadık.
            Eski Gördes’teki Pazar camisini, merhum İsmail Efendi yıllarca nasıl korumaya çalıştı. Kendi gayretiyle tamir etti. 20 yıl bağırdık çağırdık ve nihayet aslına uygun restore edilerek korundu. Bugünkü Gördes’te benzer hataları yapmaya devam ettik. Bir hamam, bir ortaokul bina olarak korunmalıydı. Çünkü bu binalar şehrin hafızasıydı. Üstelik gelecekte, turizmin önemli uğrak yerleri olacaktı.
            Boşuna demiyorum. Betonizm hastalığına yakalanmışız bir kere.
            Hâlbuki Gördes’in çok daha geniş imkânları var. Mesela milli mücadele dönemi. Sembol ismi Makbule. Bir milli mücadele müzemiz yok. Makbule’nin evi kırık dökük. Onarıp cazip hale getirebilirdik. Sırf bunlar bile, Gördes’i otantik bir turizm merkezi haline getirebilirdi.
            Başka, bu ülkede çok az şehre nasip olacak devasa bir flora örtümüz var. Kalemoğlu yaylası, Sindel suyu bir başka güzel. Güneşli ovası, barajları bir başka güzel. Atalan kaşı bir başka güzel. Karayakup’a uzanan güzergâh bir başka güzel. Kayacak taşı heybetiyle ve tarihiyle bir başka güzel.
            Toplayın anlattıklarımın cümlesini, geriye ne kalır? Harekete geçirecek vizyon sahibi yöneticiler ve ufuk sahibi önderler.
            Ali Dedeler yıllardır uğraşır, uyarır, teşvik eder. Yerel ürünlerimizde markalaşmaya gidelim. Şehre gelen ne arar? Yerel ürünler. İnanın bir ambalajlama işini bile başaramadık.
            Bütün mesele şehrin hafızasını koruyabilmektir. Bunu başaranlar, otantik turizm sayesinde önemli kazanç sağlıyorlar. Üç gün şehrimizde kalan misafirlerin yaptığı harcamaları görünce, bir kez daha iç geçirerek hayıflandım.

Bu yazı 425 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum