Selâm verip yanıma oturdu: "Beni tanıdınız mı hocam?" dedi.
Aradabir yanıp sönen sahne ışıklarının aydınlattığı yüzüne baktım: "Tanıyor gibiyim ama..." dedim ben sözümü bitirmeden: Emekli polis memuru Ali Uğurlu Hocam. Sizinle Manisa'da tanışmıştık."
"Evet, Ali Bey tanıdım, merhaba, hoşgeldin " dedim. "Siz de hoşgeldiniz Hocam." diyerek meydanda kulakları sağır edercesine yankılanan müzik sesinin arasında zor da olsa birbirimizi anlayarak konuşmaya başladık.
Uzun süre 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in özel koruması olarak görev yapmış ve yurtdışında önemli görevlerde bulunmuş, güngörmüş, kültürlü bir insandı Ali Bey.
Kısa hal hatır sorduktan sonra: "Artık köyündeki evine yerleştiğini ve muhtar seçildiğini, bundan sonraki hayatını köyünü geliştirmeye ve tanıtımına adadığını" söyleyerek, yaptıklarını ve yapmak istediklerini uzun uzun anlattı:
" Hocam, geçen yıl köyümüzde bir festival başlattık; Ayvatlar Kavun Festivali. 19 Eylül'de ikincisini yapacağız. Programımız oldukça zengin; köylüler arasında yarışma açtık, köyümüzde ikamet eden herkese açık. Jürimiz tarafından "En lezzetli kavun" seçimi yapılarak dereceye girenler ödüllendirilecek, yerel sanatçılarımızın sunacağı türküler ve halk oyunları ekibi gösterilerinden sonra hediye çekilişlerimiz de var. Çok büyük bir katılım bekliyoruz. Hocam sizleri de mutlaka bekliyorum. Ama mutlaka gelin" diyerek ısrarla davet etti.
"Bir engel çıkmazsa geleceğiz inşallah!" diyerek kendisine söz verdim.
O akşam, Batı Anadolu'nun tarihî ve doğal güzellikleri ve çinileriyle ünlü güzide şehri Kütahya'nın şirin ilçeleri Simav ve Gediz karayolunun tam ortasında, tarihî Şaphane ilçesinin sakin beldesi Karamanca'da değerli dostlarımız Akdeniz Ailesi'nin torunlarının sünnet töreni vesilesiyle bulunuyorduk. Bir gece misafir olduğumuz Karamanca'da dostlarımız Ömer ve Fadime Akdeniz ve evlatları Sevgül ve Rıfat Gül bizi çok iyi ağırladılar. Sünnet töreninin ertesinde bizi tarihî Simav Çarşısı'nı, Seyir Tepesi'ni ve Eynal Kaplıcaları'nı gezdirip, Gölcük Piknik alanında da güzel bir piknik yaparak uğurladılar.
Verdiğimiz söz üzere, Karamanca'da karşılaştığımız emekli polis memuru Kula Ayvatlar mahallesi muhtarı değerli dostum Ali Uğurlu'nun da davetine icabet etmek için gün saymaya başladık. Nihayet günü geldi, Ayvatlar'ın gelini aile dostumuz Sevgül hanım ve ikizlerini de yanımıza alarak düştük Kula yollarına. (Eşi Rıfat Bey görevli olduğu için daha sonra gelecekti.)2 saatlik yolculuktan sonra Ayvatlar'a vardık. Ayvatlar, Kula'ya varmadan 8 km. önce Sandal kasabası girişinden sonra 7 km. mesafede düz bir arazide kurulmuş güzel bir köy. Taptuk Emre ve Yunus Emre türbelerinin bulunduğu Emre köyüne de oldukça yakın: 3 km.
Muhtar Ali Uğurlu'nun olağanüstü gayretleriyle geçen yıl başlatılan ve bu yıl ikincisi düzenlenen Ayvatlar Kavun Festivali'ne çevre ilçe ve köylerden oldukça kalabalık bir davetli topluluğu katılmıştı. Kula İlçe Kaymakamı , Belediye Başkanı ve Manisa Büyük şehir Belediye Başkan yardımcısının bulunduğu çok sayıda protokol üyesi de yerini almıştı. Bizi Ayvatlarlı dostlarımız Adem ve Esma Gül ile muhtar Ali Uğurlu büyük bir muhabbetle karşıladılar. Ali Bey protokol ve programla meşgul olduğu için ayaküstü konuşup program sonrası görüşmek üzere ayrıldık. Dostlarımız Gül ailesiyle birlikte programı sonuna kadar izledik. Protokol konuşmalarından sonra dereceye giren kavun yetiştiricilerine ödülleri dağıtıldı. Kula Yaren Topluluğu tarafından yürekleri titreten nefis Zeybek gösterilerinden sonra yöresel sanatçıların sahne aldığı Türk Halk müziği konserleri ve hediye çekilişleriyle devam eden program ikindi vaktine doğru sona erdi.
19 Eylül'de Ayvatlar Mahallesi müstesna bir gün yaşadı. Muhtar Ali Uğurlu'nun ısrarlı daveti üzerine katıldığımız bu güzel festival vesilesiyle Ayvatlarlı dostlarımız Gül ailesini de ziyaret etme mutluluğunu yaşadık. Değerli Gül Ailesi tarafından fevkalade ağırlandığımız bu güzel festival günü de unutulmaz anılarımız arasında yerini aldı.
Festivalden sonra dostlarımız Sevgül ve Rıfat Gül çifti bizi Emre köyüne götürdüler. Anadolu'yu aydınlatan Allah dostlarından Taptuk Emre ile müridi Hak aşığı Yunus Emre'nin kabirlerini ziyaret ettik. 16.yüzyılda Carullah bin Süleyman tarafından yaptırılan ve yöre halkı tarafından (Resimli Cami) olarak anılan Carullah Bin Süleyman Camii'ni ve artık yok olmaya başlayan külliyeyi gezdik. Burada daha önce hiçbir camide görmediğimiz iç mekan süslemelerini büyük bir hayranlıkla seyrettik. 19. yüzyılda Şehzade Abdurrahman tarafından cami içine çizilen İstanbul manzaraları ve çeşitli çiçek desenleri görülmeye değer.
Muhtar Ali Uğurlu Bey'e ve festivalin hazırlanıp sunulmasında emeği geçen tüm görevlilere ve Değerli Gül ailesine teşekkürlerimizle bu güzel etkinliklerin ve başarılarının devamını dileyerek vedalaşıp Ayvatlar'dan ayrıldık.





YORUMLAR