Fatma VURAL

Fatma VURAL

fvur.69@gmail.com

Toronto Gezi Günlüğü-II

12 Ekim 2026 - 12:27 - Güncelleme: 12 Ekim 2026 - 12:29

Geldiğimizden beri hep çevre gezisi yaptığımız için 4. gün ben evde kalmak istedim. Çünkü gerçekten yolculuk öncesi hazırlık, alışveriş, 11 saat uçak yolculuğu, üstüne bir de burada Toronto'yu gezme, bütün bunlar bizi gerçekten çok yordu. Üstelik ertesi günü Niagara Şelalesi'ne gidilecek. Bu yüzden ben, "Bugün dinlenelim." dedim. Cuma günü dinlendik. Ama akşam yemeğinden sonra yine dışarı çıktık. Bu sefer burada Çin Mahallesi varmış oraya gittik görmeye. Çin Mahallesi girişinde kocaman bir fil heykeli vardı. Burada ben fotoğraf çekilmek istedim. Kızım biraz anlamsız buldu ama biz yine de fotoğraf çekildik. Çin Mahallesinde evler çok katlı değildi. Bütün tabelalarda Çince yazılar vardı. Eğlence mekânlarının önü çeşit çeşit insanlarla doluydu. Dünya Kupası maçını izleyen mekânlar bir hayli doluydu. Çin Mahallesi Toronto merkezine göre daha loş ışıklandırılmıştı. Burayı gezdikten sonra eve döndük. Yarın Niagara Şelalesi'ni göreceğimiz için heyecanlıydık.
Niagara Şelalesi ve aynı isimli Niagara şehri Toronto'ya yaklaşık 130 km uzaklıktaydı. Sabahleyin erkenden çıkmaktı planımız ama biraz aksattık. Sabah 8.30 diye plan yapmıştık 9.15'te çıktık. Yine iyi çıktık. Bir saatten fazla yolculuktan sonra Niagara'ya geldik. Bugün hava biraz serindi. Yolda ara ara yağmur çisiledi. Şelaleye geldiğimizde hava gayet güzeldi. Şelale hattı boyunca kalabalık bir insan topluluğu vardı. İnsanlar şelaleyi arka plana koyarak fotoğraflar, videolar çekiyordu. Burası tam bir turistik mekân olarak düzenlenmiş. Şelalelerin çok yakınına kadar giden deniz botları, şelaleye doğru zipline ile kayan insanlar, bu insanların sevinç çığlıkları, yukarıda şarkı söyleyen sokak sanatçıları daha neler neler… Şelalenin Amerika tarafında uçan balon etkinliği vardı. Oğlum, buraya kadar gelmişken mutlaka botla şelaleye yakın yerlere gitmemizi istedi. Kişi başı 50 Kanada dolarına yakındı. Biletlerimizi aldık ve şelaleleri görmek için aşağı doğru hareket ettik. Şelalenin aktığı nehir çok aşağıda idi. Görevliler insanları yönlendiriyordu. Girişte fonda Niagara Şelalesi'nin olduğu bir köşede fotoğraf çekmek için görevliler vardı. Fotoğraf çekiyorlardı. Ben ve eşim güvenlik amaçlı herkesi fotoğraf çekiyorlar diye düşündük. Görevliler herkes gibi bizi de fotoğraf çekilmeye çağırdılar. Biz de "Güvenlik nedeniyle herkese yapılıyor!" diye eşimle ben çok ciddi poz verdik. Oğlum, Ghazeleh ve kızım gayet rahat tebessümle poz vermişler. Fotoğraflar çıkınca bir hayli güldük hâlimize. Niye bize söylemediniz diye biraz da kızdık. İşte dil bilmeyince, anlamadan düştüğümüz bir garip durum.  Neyse asansöre binip biraz daha aşağıya indik ve sırayla ve sayı ile deniz botuna bindirildik.
Söylemeyi unuttum. Yukarıdayken şelalenin çıkardığı buhardan dolayı şelale boyunca ince ince yağmur damlası gibi çiy yağıyordu üstümüze. Şelaleyi görmek için bota bindiğimizde bu çiy damlaları bayağı bir yağmura dönüştü. Üzerimize naylondan kıyafetler verilmese sanırım her yerimiz ıslanırdı. Naylon yağmurluk üstümüzdeki giysileri korudu. Ama ayaklarımız, ayakkabılarımız bir hayli ıslandı.
Şelalelere yakın yerlere gitmek eşsiz bir deneyimdi. Gerçekten şelale suları altında gözlerimizi tam açamadık diyebilirim. Su buharının yağmura dönüşmesi, akan şelaleye doğru gitmek bambaşka bir şeydi. Sanırım nehir içinde şelale gezisi yarım saat sürdü, belki biraz daha fazla. Telefonlarımızı düşürme korkusuyla pek çıkaramadık. Eşim dikkatli bir biçimde video çekti. Kızım da kısa bir video çekti. Gerçekten şelale görülmeye değer bir yerdi. Burada yaşadığım tecrübeyi ömür boyu unutmayacağım. Bot gezisi sona erince yine yukarı çıktık ve şelale boyunca hatıra kalsın diye fotoğraflar çekildik. Daha sonra o bölgeden ayrıldık. Bu bölgede yani Niagara şehrinde eski Amerika kültürünü yaşatan Clifton Hill şehrinin sokağını araba içinde görmek için hareket ettik. Burası "Eğlence Sokağı" olarak bilinen son derece turistik bir cadde olarak karşımıza çıktı. Şelalelere bir blok uzaklıkta bu hareketli bölge dönme dolap, go-kart pisti, korku tünelleri yine korku temalı restoranlarıyla tam bir cazibe merkeziydi. Aslında burası Niagara Şelalesi'ne yürüme mesafesindeydi. Ama biz yine çok yorulduk diye arabayla bu caddeden geçmeyi tercih ettik. Tabii geçerken videolar çektik. Daha sonra videoya baktığımızda kaçırdıklarımızı görebilmek için. Biz bu caddeden gündüz geçtiğimiz için neon ışıklı halini göremedik. Ancak görebildiğim kadarı bile çok etkileyiciydi.
Buradan sonra eve dönüş yolunda büyük bir alışveriş merkezine uğradık. Karnımızı doyurduk. Birkaç alışveriş yaptık ve yine yola koyulduk eve dönüş için.
Geldiğimizin 6. gününü evde geçirdik. Bir ara kısa bir market alışverişine gittik. Normal pirinç almak için. Manisa’dan bağ yaprağı getirmiştim. Gelinimle sarma sardık. Ghazeleh ilk defa yaprak sardı ve ilk defa sarmasına rağmen çok başarılıydı. Aslında Manisa’nın milli yiyeceğini oralara götürüp kendi damak tatlarımızı devam ettirmek istedik. İnsan ne olursa olsun, isterse dünyanın bir ucuna gitsin alıştığı tatlardan asla vazgeçemiyor. Biz de yaprak sarmasını oralara götürüp bu lezzetin orada da tadılmasını sağladık. Sarmalarımız çok beğenildi. Sanırım yaprak sarmasını sevmeyen, beğenmeyen hiç yoktur. (Kanada gezi notları devam edecek.)

Reklam
Reklam
Reklam
Bu yazı 128 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum