Reklamı Geç
Yaşar ATLI

Yaşar ATLI


Er Meydanı

20 Temmuz 2017 - 19:29

Allah Allah illallah
İki yiğit çıktı meydane
Biri birinden merdane,
Pehlivan pehlivan.
 İşte meydan işte pehlivan,
Analar çeker zahmeti
Babalar bilir kıymeti
Hepimiz Muhammed'in ümmeti.
Geçen hafta sonu tarihi Kırkpınar yağlı güreşleri vardı. Ata sporu ismini hak eden bir spor; zira 656'ncısı yapıldı. Japonlarda sumo güreşleri var, Avrupa'da grekoromen, bizde ise yağlı güreş. Zor bir spor. Zeytinyağıyla yağlanıyorsun ve güneşin altında rakibinin sırtını yere getirmeye çalışıyorsun. Kırkpınar'da kırk pehlivanın üç gün güreştiği, yenişemediği ve üç günün sonunda da kırkının yorgunluktan ve susuzluktan çatladığı yazılır. Bu kırk yiğit toprağa gömüldükten sonra da mezarlarının bulunduğu yerden kırk pınarın fışkırdığı rivayet edilir. Gerçekten de çatlatacak bir spor.
Güreşin kendine göre bir literatürü, adabı, geleneği var. Cazgır, peşrev, ağa, altın kemer, künde, biçme, çırpma, kaçak güreşme, iç kazık, dış kazık, başpehlivan bu literatürün başlıcalarındandır. Hele bu güreşlerin vazgeçilmezi davul-zurnalar. Güreşin akışına göre tuttukları tempo, seyredenleri en az güreşen pehlivanlar kadar heyecanlandırıyor.
Tarihimizde ismi efsaneleşmiş pehlivanlarımız vardır. Kel Aliço, Koca Yusuf, Adalı Halil, Kurtdereli Mehmet Pehlivan bunlardan sadece birkaç tanesidir.
Güreşin efsanelerinden Kel Aliço nam-ı diğer Gaddar Aliço Sultan Abdülaziz tarafından saraya alınmış, saray başpehlivanlığı yapmış bir isim. Güreşi bıraktığı 1894 yılına kadar 26 yıl üst üste Kırkpınar Başpehlivanlığını kazanarak bu alanda kırılması güç bir rekorun sahibidir.  Yaklaşık iki metre boyunda 120-130 kilo ağırlığında bir pehlivan.
Koca Yusuf. 'Koca' lakabını kendisi de bir pehlivan olan ve sima olarak da Koca Yusuf'a benzeyen Rıza Tevfik vermiş. Koca Yusuf bir süre Avrupa'da da güreşmiş 1898'de Amerika'ya gitmiş ve dönüşte bindiği geminin kaza yapması sonucu Atlas Okyanusuna yenik düşmüştür.
Bir yorumcu şöyle demiş:
"Eğer Koca Yusuf, Okyanus'un derinliklerinde yatıyorsa, kesinlikle yüzükoyun yatıyordur. Çünkü sağlığında onun sırtını kimse yere getirememişti. Okyanuslar da getirememiştir..."
Amerikalı zengin bir kadın Koca Yusuf'a evlenme teklif etmiş ve 'şayet benimle evlenirsen bütün malım senin olur' demiş buna mukabil Koca Yusuf; ben damızlık değilim diyerek bu teklifi reddetmiş.
İşte bu iki yiğidin Kel Aliço ile Koca Yusuf'un birbirleriyle yapmış oldukları müsabaka güreş tarihimizde dillere destan bir hikâyedir.
1884 yılında Kel Aliço, Kırkpınar'a 27. defa başpehlivanlığı almaya gelmiş. Kırkpınar Başpehlivanlığını 26 sene gibi uzun bir müddet kimseye kaptırmamış. Bazı seneler Kırkpınar'da kendisine rakip çıkmadığından hiç güreşmeden baş ödülü alıyormuş.
 O sene de kendisine rakip çıkacağı sanılmıyordu. Kırkpınar'a her boyda güreşmek için ülkenin çeşitli yerlerinden yabancı pehlivanlar gelirdi. Tabi o sene de Er Meydanı'nda kozlarını paylaşmak isteyen birçok yabancı pehlivan gelmişti. İşte bunlardan biri Koca Yusuf idi.
Tecrübeli Kel Aliço ve genç Koca Yusuf. Nefesler tutulmuş. Her ikisi de, halkı selamladıktan sonra peşreve başladılar sonra da güreşe tutuştular ve saatlerce güreştiler, yenişemediler artık akşam olmuş karanlık çökmeye başlamıştı.
Aliço gaddar olduğu kadar da mertti. Yusuf'un başpehlivanlığa layık olduğunu anlamıştı.
Aliço'nun gittikçe daha yavaşladığını gören yaşlı güreş severler, onun ne denli büyük güreşlerini gördüklerinden, onun bu son güreşinde yorulup alta düşmesini istemiyorlardı.
26 sene Kırkpınar Başpehlivanlığı'nı kazanmış bir kimsenin şerefine ve şanına layık bir şekilde güreşi terk etmesini istiyorlardı.
 Güreşi beraber ayırmak isteyenlere Aliço'nun meydan ortasından şöyle bağırdığı duyuluyordu: 'A be burası Kırkpınar'dır. Er meydanıdır buncağız. Burada yenişene kadar güreş tutulur. Zift fıçıları, çıralar ne güne durur? Tutuşturun oncağızları. Pişmiş güreş yarıda konur mu hiç? Bu kızancağıza yenilmek kaderimde varsa ko verin yensin beni. Hem ben artık bu er meydanından çekileceğim. Aliço'yu yenmek talihini bir daha bu Yusufçağız nerden bulcak?'
Bu sözleri duyan Koca Yusuf, Kel Aliço'nun ellerine kapanır ve büyük ustanın elini öper, ve şöyle der:
'Ustaların ustası, pehlivanların pehlivanı koç yiğit ağam benim. Gel bırakalım bu güreşi, sözlerinle yendin sen beni. Elimde, ayağımda dermanım kalmadı. Bu söylediklerinden sonra tutamam gayrı ben seni. İstersen sen tut beni, vur sırtımı yere.'
Aliço da duygulanmış ağlamaklı olmuştur'
 'Bu meydan bundan sonra senindir. Senin gibi bir pehlivan ortaya çıktıktan sonra gözüm arkada kalmadan ayrılacağım buralardan. Ödül de, pehlivanlıkta senindir. İkisine de güle güle sahip ol. İkisi de sana helal olsun oğul.' der ve Koca Yusuf'u galip ilan eder. Artık meydanların tek hakimi vardır. Koca Yusuf'

Bu yazı 1565 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum