Burak AKGÜN

Burak AKGÜN

bur_ak_gun@hotmail.com

Yeni Nesil Çile!

19 Şubat 2021 - 12:56

          Çağın hızla değişmesiyle hayatımıza internet yön vermeye başladı; internetin bilgiye ulaşırken kullanılması her şeyi kolaylaştırdı, hızlandırdı. Her ulaştığımız bilgiyi doğru kabul edince  -işin aslı ne demediğimizden- aralara karışan kirli bilgi, işin içinden çıkılmaz bir hale getirdi durumu.     
           Uzun süredir tartışan iki kişiden biri diğerini susturmak ve kendini haklı çıkarmak adına “İmam Şafi bu konuda benim dediğimin aynısını dedi ve yaptı” der. Adamın adını bildiği fakat daha önce hiç görmediği İmam Şafi’nin öğrencilerinden biri de tartışmaya şahit olur.  Talebe hayretle ve hararetle “İmam böyle bir şeyi söylemez de yapmaz da” diyerek müdahale eder. Eder etmesine de tartışmayı kazanmak adına yalan söylemekten kaçınmayanı ikna edemez. Talebe, duyduğu rahatsızlığı gider hemen hocasına anlatır. İmam Şafi, talebesini bu durumdan kurtarmak ve olayı aydınlatmak adına müfterinin yanına varır. Kimliğini söylemeden “İmam Şafi için böyle dedi, böyle yaptı demişsin.” Müfteri “Evet öyle dedi, öyle yaptı.” diye cevap verir. Bunun üzerine İmam  “Ben, İmam Şafi’yim. Senin dediğini ne söyledim ne de yaptım.” der. Müfteri “Hadi oradan sen imam değilsin, imam başkasıdır, bunu demiştir ve yapmıştır” diyerek iftirasına devam eder.

             Günümüzden yıllar önce yaşanan bu olay gibi şimdilerde de sosyal medyada sahibine ait olmayan sözler, şiirler bilgi kirliliği oluşturmaktadır. Bu bilgi kirliliğinden kimler nasibini almıyor ki: Mevlana, Yunus Emre, Mehmet Akif, Necip Fazıl…
Üstadın fikirlerini anlayabilmek, yaşatabilmek, kirli ve yanlış bilgilerin üstadın üzerine yapışıp kalmaması adına bu yazımızda sosyal medyada dolaşan ama Üstad Necip Fazıl Kısakürek’e ait olmayan sözlerden bahsedeceğim. Yanlış olduğunu kabul edebilirsek ne mutlu…
Necip Fazıl Kısakürek’e ait olmadığı halde ona atfedilen sözlerden bazıları:
*Yamadık dünyamızı yırtarak dinimizden. Din de gitti, dünya da gitti elimizden.
* Biz, bize gerici diyenlere "deh" demek için gerideyiz.
* Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer, perdesiz ev de ya satılıktır ya kiralık.
* Camiye dikey olarak gel, yatay olarak zaten geleceksin.
*Yedi Hıristiyan bir danaya ortak olmadıkça çam ağacı süslemem.
* Biz aşkı erostan merostan öğrenmedik! Biz aşkı Mekkeli bir yetimden öğrendik.
*Bir insanda olmayınca haya ile edep, neylesin ona medrese ile mektep? Okusa da alim de olsa yine merkep yine merkep.
*Yahudiler mi dediniz? Onlar, yumurtalarını pişirmek için dünyayı ateşe vermekten çekinmeyen lanetlilerdir.
*Başörtüsü bilime engelmiş! Siz uzaya mekik gönderdiniz de başörtüsüne mi takıldı?
*Gökler ağlıyor, biz ağlamışız çok mu? Bize yobaz diyorlar haberin yok mu? Her ne derse desinler, Allah için yobaz olmuşuz çok mu?
*Dünyada bin yıllık tarihi silinen ve o günü bayram olarak kutlayan başka bir millet daha yoktur.
* Kadın mezarlığa girerken başını kapatıyor, dışarı çıkarken açıyor. Ölüye karşı kapayıp diriye karşı açmak… Akıl almaz.
*Arsızlığa cesaret, zinaya aşk dediler. Bir neslin ahlakını, işte böyle yediler!
*Yıkılasın ey İsrail! Enkazını göreyim. Sana ülke diyenin yüzüne tüküreyim.
* Sakın ola köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı deme, olur ya tam yarı yolda köprü yıkılıverir. Öteki tarafa ayının yeğeni olarak gidersin.
* Tanrı sizi korusun, bizi Allah korur.
* Evini yönetirken zorlanan ilerici! Üç kıtaya hükmeden ecdadın mı gerici? 
*Ya İslâm’da erirsin ya inkârda çürürsün. Yol mezarda bitmiyor, girdiğinde görürsün. 
*Dinde zorlama yoktur, insan hürdür elbette. İster dünyada pişer, ister ahirette. 
*Ya Allah’a baş eğer hiç kimseye eğmezsin ya da herkese baş eğer hiçbir şeye değmezsin. 
*Gençliğine güvenip vakit çok erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken.
*Fazla ciddiye almayın bu hayatı, nasıl olsa içinden canlı çıkamayacaksınız.
 …
( Maalesef, bu liste daha uzayıp gidiyor.)
            Üstadı kendi eserlerinden değil de sadece başkalarından dinleyip tanıdığını zanneden, eserlerini hiç okumayan kimselerin sığlığından şikâyet ederdi üstadın sevenleri. Günümüzde ise bu durumu arar olduk. Necip Fazıl’ın eserlerini okumak bir yana, bilenlerden dinlemek bir yana, internetten bakıp altında Necip Fazıl yazan sözü beğeneyim, paylaşayım kıvamına geldik. Bu yüzden olsa gerek sosyal medyada dolaşan sözlerin büyük bir çoğunluğu üstada ait değil. Kitaplarında, konferanslarında, yazılarında, hatıratlarda olmayan sözlerin altına yazıvermişiz hemen “Necip Fazıl Kısakürek.”
             Üstadın davasını bilmiyoruz, davası için dertlenmiyoruz ama dilimizde hep onu çok seviyoruz(!) Dilimizde olan sevginin hatırına, ona ait olup olmadığından emin olmadığımız sözlerin altına adını yazmaktan uzak duralım. Üstadın şu sözünü de aklımızdan çıkarmayalım:
Ben öldükten sonra kim ve ne suretle eserlerim üzerinde gizli bir tasarrufa kalkar da ölçüyü hafifçe bile olsa örselerse, tezgâhını başına yıkınız! En büyük korkularımdan biri, nice müellifin başına geldiği gibi, ölümümden sonraki tahriflerdir.”
Dipçe:  “Necip Fazıl’a Atfedilen Asılsız Sözler” sayfasından yararlanılmıştır. Sayfada bulunan sözler site tarafından Büyük Doğu yayınlarına teyit ettirilmiştir.

Bu yazı 653 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum