Reklamı Geç
Yaşar ATLI

Yaşar ATLI


Filozofların Sporu

01 Ağustos 2017 - 16:57

Geçen hafta güreşten bahsettim ve orada ifade etmedim ama güreşin Peygamberlerin sporu olduğunu düşündüm. Bu düşünce de bana filozofların sporunu ilham etti.
Hiç şüphesiz her şeyde olduğu gibi yürümenin de çeşitleri vardır. Hızlı yürümek, yavaş yürümek, ayağını sürümek, yalınayak yürümek, derin yürümek, şairane yürümek vesaire. Bu yürüme işi öyle bir şeydir ki ehli, kişinin yürümesinden o şahsın karakterini çözebilir. Şimdi sadede gelelim.
Dervişane yürümek:
Sessiz, yalnız ve yavaş. Bu şartları taşıyan bir yürüyüş bizi bizle baş başa bırakır. Böyle bir yürüyüş tıpkı dua gibi ağlamak gibi bizi biz yapar. Biz biz değilsek neyiz. Mesela kimimiz telefonuz, kimimiz klavyeyiz, kimimiz arabayız, kimimiz ekmeğiz, kimimiz her şeyiz, kimimiz hiçbir şeyiz. Kendisi olanlar çok azdır. Eskiler kendini bil, demişler. Ben de diyorum ki kendin ol.
En yakın mesafeye bile yürümek yerine arabayla gidenleri, yürürken telefonla meşgul olanları –kendim de dâhil- gördükçe aklıma bir kehanet geliyor: Gün gelecek yürümesini bilen insan kalmayacak.
Sessiz, yalnız ve yavaş yürümeden bahsediyorum.
Yürümek demek aynı zamanda dokunmak ve hissetmek demektir. Hiç gitmediğiniz bir yere gittiğinizi farz edin. Orayı arabayla saatlerce gezseniz yine de orayı bihakkın gezmiş ve tanımış olmazsınız. Fakat ne zaman ki toprağında yürümek denilen kerameti gerçekleştirdiniz işte o zaman o yerin zahirine ve batınına vakıf olmaya başlarsınız.
Filozofane yürümek:
Yürümek filozofların sporudur. Aristo öğrencilerine derslerini okulun bahçesinde yürüyerek veriyor. Bunun için de Aristo'nun felsefesini benimseyenlere Arapçada ‘yürüyenler' manasına gelen ‘meşşaiyyun' adı verilmiştir.
Yürürken Thoreau'ya Walden Gölü kenarında, Kant'a Königsberg'deki günlük gezintisinde, Heidegger'e kulübesinin ötesinde berisinde rastlarsanız şaşırmayın, onlar da sizin gibi yürüyüşe çıkmışlardır.
Yürümenin sağlıklı düşünmeye, dinginliğe, ruha ve bedene faydası var. Fakat birisi yürüdükten sonra, düşüncelerimde bir değişiklik ve yenilik olmadı dolayısıyla bu tezinizi çürüttüm; diyebilir. Biz de ona yürümek zihninizi açmadıysa yeterince filozof değilsiniz deyip polemiğe girecek değiliz. Fakat şunu deriz. Yürüyün, sadece yürüyün!
Şairane yürümek:
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
                                           N. F. Kısakürek
Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece.
                   Âşık Veysel
Sadece yürümek:
Yürüme üzerine vaaz edecek değilim ya da ‘ben yürüdüm çok faydalandım öyleyse siz de yürüyün' gibi bir annenin çocuğunu tembihlemesi tarzında bir şey de söyleyecek değilim. Ayrıca doktor da değilim ki yürümek diğer tüm sporlardan faydalıdır veya yürüyün elektriğinizi atın, diyeyim. Filozof da değilim ki hayatın kendisi de bir yürüyüştür; diyeyim.
Demem o ki yürümekle yollar aşınmaz. Kendisine ‘yürü ya kulum' denilenler çare yok yürüyeceklerdir.
Ve bu yormayan yürüyüşümüzü şöyle bitirelim: Yürüyorum o halde varım.

Bu yazı 1081 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum