Gülruh DEMİREL

Gülruh DEMİREL

gulruhdemirel123@gmail.com

Ev Hali

29 Ocak 2024 - 22:48 - Güncelleme: 29 Ocak 2024 - 22:49

Aile sıcaklığını hissettiğimiz, dış dünyanın karmaşasından uzak sığındığımız evimiz...
Ev huzur, mutluluk, sığınılacak bir liman demektir.  Huzurlu bir yaşamınız da varsa değmeyin keyfinize...
Her insan kendini evinde mutlu hisseder. Uzun ayrılıkların ardından evimize geri döndüğümüzde hepimiz şöyle içten bir şekilde “Oh be, evim gibisi yok!” deriz. Dışardan gelirken içimizdeki “Ah bir kendimi eve atsam, başka bir şey istemem.” düşüncelerinde öyle güzel şeyler gizli ki...
Eve gelir gelmez kapının yanında duran terliklerinizi giyip doğruca yatak odasındaki günlük giysilerinizi giymekle başlayan rahatlık...
Buzdolabını açtığınızda "Hay Allah! Yemek de yok. Şuradaki iki yumurtayı kırıp yiyeyim.” diyerek mis kokusu odalara yayılan, tavada aceleyle pişirdiğiniz yumurtaların lezzetine de doyum olmaz. Yorgunluğunuzu atmak için kanepeye uzanıp, üzerinize de annenizin el emeği “kırkpare” örtüsünü örterek biraz kestirivermek size bir başka huzur verir.
Evin sıcaklığıyla kendinizi biraz toparladıktan sonra sevginizi katarak akşam yemeğini hazırlamanın keyfine de doyum olmaz.
Birlikte ailece  "Aman ne de güzel olmuş. Ellerine sağlık." sözleriyle yenen yemeklerin tadı da bir başkadır. Mutfağı toplarken içerden eşinizin “Hanım yarışma programı başladı." sözleriyle hareketlenmeniz ve bir anda işlerinizi bitirip televizyonu izlemek o günün yorgunluğunu üzerinizden atmanın keyifli yanı...
Hele o gün arkadaşlarınızla dışarda buluştuysanız mutlaka günün nasıl geçtiğini eşinize anlatmadan da yapamazsınız.
Şimdi kahve zamanı... Bunun için mutfağa geçerken gözünüze ilişen kapıdaki karakalem çizikleri sizi bir anda yıllar öncesine götürüverir. Evlatlarınızın her yeni yılda kapıya çizilen boy ölçüleri... Bir zamanlar evlatlarınıza yaptığınız kekler, yıkayıp hazırladığınız okul önlükleri birer birer hayalinizi süsler.
O sırada çalan kapının ziliyle kendinize gelirsiniz. Kapıdaki torununuzun “Babaanne ben geldim! Dedem içerde mi?” diyerek eve girişi yüzünüzü bir anda aydınlatır. “Yıllar ne de çabuk geçiverdi…” sözleri geçer içinizden.
Mutfaktan gelen Gördes kurabiyelerinin kokusu da bir başkadır. Bu lezzetli kurabiyeler daha tatmadan kokusuyla sizi bir anda çocukluğunuza götürüverir. Hele yanında mis kokulu çay da eşlik ederse...
Kapıda karşıladığınız misafirlerinizle yapılan hoş sohbetler öylesine güzeldir ki… Ev halinin rahat ortamı size her zaman huzur verir. Komşunuzun “Çat kapı ev haliyle iki lafın belini kırmaya geliverdim.” sözleri ise sizi ziyadesiyle memnun eder. Birlikte yapılan sohbetler ve içilen çayların ise tadına doyum olmaz.
Ev haliyle evin kadınını iki türlü görebilirsiniz. Ev işi yaparken günlük giysileriyle, misafir kabul edeceği gün ise şık kıyafetleriyle.
Gördes'te tüm kadınlar çok hamarat, elleri hünerlidir. Karşı komşumuz Nazik Abla da çok hamarat ve neşeli bir ev hanımıydı. “Hayırlı günler.” der, günlük giysileriyle, başına bağladığı tülbendiyle her gün evin içini dışını, merdivenleri süpürür, bahçesini sulardı. İşi bitince de tekrar bize seslenerek “Şimdi evdeki yardımcıyı gönderiyorum. Biraz sonra evin hanımı gelecek.” diyerek içeri girerdi. Bir süre sonra kapıda şık kıyafetleriyle belirdiğinde "İşte geldim komşum, nasılsınız?" der, bir kahkaha atardı.
Rahmetli anneannem, bize çocukların bakımında yardımcı olabilmek için İzmir'e gelirdi. Okul tatilinde Gördes'e birlikte dönerdik. Evini anahtarla açmadan önce "Allah’ım çok şükür evime kavuştum." deyip kapı eşiğini öper, sonra da besmeleyle kapısını açardı. Tahtadan iki sedir, kuzine sobası, yerde yıllara tanıklık eden Gördes halısı vardı. Duvarda dedemin at üstünde cirit oynarken çekilmiş fotoğrafı, köşede küçük siyah renkte bir konsol ve üstünde küçük bir televizyon dururdu. Çekmecesinde ise iğneden ipliğe, işe yarar her şeyi bulabilirdiniz.
Anneannem sedire oturup caddeden geçenlere bakar "Aman kızım, İzmir'de geçenleri bile tanımıyorum. Gördes öyle mi?" deyip mutfağına geçer, güzel bir tarhana çorbası pişirirdi. “Allah’ım kimseyi evsiz ocaksız bırakmasın.” diye dualar eşliğinde tasa koyduğu tarhana çorbasını, içine ev ekmeği doğrayıp yerdi.
Ev kendinizi en iyi hissettiğiniz mekan olsa gerek. En lüks otelde bile evinizin rahatlığını bulamazsınız. Gözünüz kapalı da olsa, elinizi attığınız yerde her aradığınızı bulabilirsiniz.
Tüm odalar sizi adeta anne şefkatiyle kucaklar.
Evim evim güzel evim...
Köşedeki tahta masanın üzerindeki küçük radyoda çalınan sevda türküsü... Yılbaşı çiçeğinin henüz yeni yıl gelmeden açan çiçekleri... Yerde serilen Gördes’imin çakıro halısı... Odaların annemin dantelleriyle bezenmiş perdeleri...
Duvarda asılı, geçmişi anımsatan aile fotoğrafları…
Bu evde her şeyim sevgiye dair...
Evim evim güzel evim...
Evimizde huzur, mutluluk, sağlıkla geçireceğimiz güzel günlere...

Bu yazı 614 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Osman Çaprak
    5 ay önce
    Çok teşekkür ediyoruz. Güzel ifadelerle geçmiş zaman dilimlerinde tatlı bir yolculuk, şirin duygular estiren yaşanmışlıklar. Yüreğine sağlık...