☰
✕

Bir Kitabe Bir Siyasetname Bir Risale

Ahmet İNCE gordesgazetesi@gmail.com

            Tarihin bir devamlılık kanunu ve bir de determinist karakteri var. Dün hangi sebepler ne sonuç vermişse, bugün aynı sebepler zuhur ettiğinde, benzer sonuç kaçınılmaz olur. Tarihin derinliğinden bugüne, iktidar sahipleri farklı isimlerle adlandırılmıştır. Kağan, Hakan, Sultan, Padişah, Devlet Başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı gibi.
            Onların iktidarları için, günümüzün sosyal bilimcileri şu tarihi tespiti yapmıştır; “Bir iktidar yanlış yaptığı zaman değil, yanlışını görmediği zaman tükenir.”
            Bu bilimsel tespitin, tarihi ve sosyolojik kaynakları var şüphesiz. Yanlışı düzeltmenin yolu, iktidar sahiplerinin eleştiriye açık olmasından geçer. Zira hiçbir iktidar, yanlışlarıyla payidar kalamaz. Size yanlışı söyleyecek ve gösterecek bilge adamlarınız olmalıdır. Korkmadan ve ürkmeden söyleyecek ve çözüm yollarını da gösterecek.
            Kimdir onlar?
            Bazen bilge bir vezir, bazen donanımlı bir devlet adamı, bazen derinlikli bir fikir ve düşünce insanı, bazen bir ruh ve gönül erbabı.. Bunlar varsa ve sözlerine itibar ediliyorsa, iktidarlar için paha biçilmez bir kazançtır.
            Bu konuyu önemsiyorum. En uzaklardan, en yakınlara gelmek istiyorum.
            BİLGE TONYUKUK:
            Türk tarihinde, devlet akılcılığının en büyük veziridir. 646 yılında, esaret altında Çin’de doğdu. 1.Göktürk devleti yıkılmış, Çin’in esaretine girmişti. 682’de Kürşad ihtilaliyle, Göktürkler esaretten kurtulur. Ötüken’de yeniden devletini kurar. Nihal Atsız’ın “Bozkurtların Ölümü” romanı, işte onların hikâyesini anlatır.
            Tonyukuk, derin siyasi ve askeri dehaya sahipti. Bugün, bu özelliğinden dolayı “Türklerin Bismark’ı” olarak anılmaktadır. Bilge Kağan, Kapgan Kağan ve İlteriş Kağana vezirlik yapmıştır. Her üç kağan da, bu bilge vezirin uyarılarına ve önerilerine daima itibar etmiştir.
            Günümüzde, Moğol sınırları içerisinde yer alan ünlü yazıt (kitabe), kendisi tarafından hazırlanmıştır. Bilge Tonyukuk, kitabesinde; Göktürklerin kuruluşunu, savaşlarını, bağımsızlık mücadelesini ve devlet tecrübesini, gelecek nesillere bir vasiyet, bir vesika ve bir rehber olarak kayda geçirmiştir.
            NİZAMÜLMÜLK:
            1048 yılında doğdu. Büyük Selçuklu devletinin yetiştirdiği, devasa devlet ve fikir ve düşünce adamıdır. 30 yıl boyunca vezirlik yapmıştır. Hem Alp Aslan ve hem Melikşah döneminde görev almıştır. Nizamülmülk, Türk tarihinin kaydettiği en büyük siyaset bilimci olarak kabul edilir. Nizamiye medreselerini kurdu. Bu medreseler, devrinin en ihtişamlı ilim merkezleriydi.
            Selçuklu Sultanları üzerinde, geniş tesirleri oldu hep. Onun bilgeliği, siyasi dehası, imparatorluğu uzun zamanlı olarak ayakta tuttu. Sultan Melikşah’ın isteğiyle, bir eser hazırladı. “Siyasetname” ismini verdiği bu eser; devlet yönetimindeki aksaklıkları düzeltmek, idarecilere yol göstermek için kaleme alındı.
            Siyasetnamenin içeriğinde; adalet, din, askeri düzen, maliye, yönetim ilkeleri gibi başlıklar son derece dikkat çekicidir. Yazar eserinde, bu konuları tarihi hikâyelerle ele almıştır. Bu sayede okuyanı hem titretmiş, hem eğitmiştir.
            KOÇİ BEY:
            Osmanlı dönemi 17.yy’da yaşamış; büyük yazar, düşünür ve devlet adamıdır. Görüşleri, eserleri bugün hala geçer akçedir. Bu yüzden, kendisi “Türk Machiavellisi” olarak anılmaktadır. IV Murat ve kardeşi Sultan İbrahim’e musahiplik (danışmanlık ) yapmıştır.
            Murat sert karakterli ve amcasız bir padişah olmasına rağmen, Koçi Bey’in görüşlerine büyük değer vermiştir. Döneminde; zeamet ve tımar sistemindeki bozulmalar, yeniçeri ocağındaki uygunsuzluklar, rüşvet ve yolsuzlukların artması, liyakatin ortadan kaldırılması, devlet yönetiminde saray kadınlarının sözünün geçmesi gibi meseleler yüzünden bir layiha yazmıştır. Yıl 1631.
            Koçi Bey daha sonra da bu layihalara devam etmiş, çoğunda çözüm önerilerini de dile getirmiştir. Bu layihalar daha sonra toplanmış ve “Koçi Bey Risalesi” adıyla kitaplaştırılmıştır. Koçi Bey Risalesini, gençlik yıllarımda okudum. Beni oldukça etkilemişti.
            Tarih bilgisindeki derinliğe, daha o yıllardaki analitik düşünme maharetine hayran kalmıştım. Dönemindeki yanlışları, bozulmaları, devlet yönetiminin sallanmasını Kanuni dönemine dayandırıyordu. Liyakatin önemsenmemesini, devlet yönetiminin eş, dost ve akrabayla doldurulmasını eleştiriyordu.
            Osmanlıda ilk rüşvetin, Kanuni’nin damadı Rüstem Paşa tarafından alınması, aslında Koçi Bey’in tespitlerini teyit eder nitelikliydi. Bu kudretli devlet adamının uyarıları sonucu, Sultan Murat köklü ıslahatlar gerçekleştirebilmiştir.
            Netice itibarıyla; Tonyukuk’u, Nizamülmülkü, Koçi Bey’i olmayan iktidarlar, zaman içinde sıkıntıya düşebilir.
            Adına fon krizi denildi. Asrın dolandırıcılığı tanımı yapıldı. Bu ve benzeri hikâyeler, aslında iktidarın yanlış ve eksikliklerinden kaynaklandı. Bir konudaki yanlıştan dönmek kolaydır. Ancak birden çok konuda yanlışa düşülmüşse, düzeltmek daha zorlaşır.
            Bir konuda yanlışa düşmek, bir iktidar için problem değil. Eğer bu yanlış ya da yanlışlar görülemezse, işte asıl dert o zaman başlar. Ak Parti iktidarı, bugün böyle bir açmazın içinde. İktidarını tüketmemek istiyorsa, görmeli ve düzeltmeli.
            Bunun içinde; Bilge Tonyukuk’un Kitabesine, Nizamülmülkün Siyasetnamesine, Koçi Bey’in Risalesine göz atmalarında fayda var…