54 Farz

Yaşar ATLI

Medyadaki din üzerine yapılan tartışmaları gördükçe bir hocamın söylemiş olduğu bir sözü hatırlıyorum. Demişti ki; 'Osmanlı beş asır toplumu 'Mızraklı İlmihal'le idare etmiş.'  Bu söz Osmanlı'nın ilmî seviyesi, toplumun din anlayışı konusunda bize çok önemli ipuçları veriyor elbette.  Fakat benim bu sözden çıkardığım mana şudur ki dini yaşamak için fazla bir şeylere ihtiyacımız yoktur. Bir ilmihal insanın dindar bir şekilde yaşamasına yetiyor da artıyor bile. İlmihal dindarlığı deyip de küçümsemeyin çünkü adı üstünde ilm-i hâl.
Osmanlıda ilmihal ismiyle yazılan ilk eser Mızraklı İlmihal'dir. Mekteplerde, camilerde, köy odalarında okunan hatta ezberlenen bir eser olması hasiyetiyle halkın din anlayışına etki etmiş bir eserdir. XV. veya XVI. yüzyılda yazıldığı tahmin edilen Mızraklı İlmihal'in yazarı bilinmemektedir.
Günümüzde de en çok okunan ve her evde olması gereken Ömer Nasuhi Bilmen'in Büyük İslam İlmihali ilmihal geleneğimizin bir devamı mahiyetindedir.
Yeter de artar dedim ya şimdi artanını bir kenara koyup Mızraklı İlmihalde yer alan ve halk arasında da bilinen elli dört farza gelelim.
Dinin emir ve yasakları elbette elli dörtle sınırlı değildir. Fakat halk arasında meşhur olması, içerdiği ahlakî, itikadî ve ibadetle ilgili özet bilgiler hasebiyle bilinmesinde fayda vardır. Hiç olmazsa böyle bir geleneğimizin olması bile başlı başına önem arz etmektedir.
İsmail Kara tarafından yeni harflere aktarılıp yayımlanan Mızraklı İlmihal'de elli dört farz şöylece ifade edilmiştir.
Ve dahi elli dört farzları beyan edelim:
1. Allah Teâlâ'yı bir bilip zikr etmek,
2. Helalinden yemek ve içmek,
3. Abdest almak,
4. Beş vakit namaz kılmak,
5. Cünüplükten gusül etmek,
6. Kişinin rızkına Allah Teâlâ'nın kefil olduğunu hak bilmek,
7. Helalden pak libas (elbise) giymek,
8. Hakk'a tevekkül etmek,
9. Kanaat etmek,
10. Nimetlerin mukabilinde Rabbi Teâlâ'ya şükr etmek,
11. Cenab-ı Bâri'den gelen kazaya razı olmak,
12. Belalara sabr etmek,
13. Günahlarından tevbe etmek
14. İhlas üzere ibadet etmek,
15. Şeytanı düşman bilmek,
16. Kur'an-ı azimü'ş-şan'ı hüccet (delil) tutmak,
17. Ölümü hak bilmek,
18. Allahu azimü'ş-şan'ın sevdiğini sevip sevmediğinden kaçmak,
19. Babaya ve anaya iyilik etmek,
20. Emr-i maruf eyleyip emr-i münkeri nehy etmek,
21. Akrabayı ziyaret etmek,
22. Emanete hıyanet etmemek,
23. Daima Allah Teâlâ'dan havf edip (korkup) ferahı terk etmek,
24. Allahu azimü'ş-şan'a ve Resulüne itaat etmek,
25. Günahtan kaçıp ibadetle meşgul olmak,
26. Padişaha mutî (itaatkâr) olmak,
27. Âleme ibret nazarıyla nazar etmek,
28. Tefekkür etmek,
29. Dilini fuhuş kelâmdan hıfz etmek (korumak),
30. Kalbini pak etmek,
31. Hiç bir kimseyi maskaralığa almamak,
32. Harama bakmamak,
33. Her halde mümin sözüne sadık olmak,
34. Kulağını münkirat dinlemekten men etmek,
35. İlim talep etmek,
36. Kilesini ve terazisini (ölçü ve tartısını) hak üzere tutmak,
37. Allahu azimü'ş-şan'ın azabından emin olmayıp daima korkmak,
38. Fukaraya sadaka vermek, yardım etmek,
39. Allahu azimü'ş-şan'ın rahmetinden ümidini kesmemek,
40. Nefis hevasına tâbi olmamak,
41. Fî sebilillâh (Allah yolunda, Allah için) taam yedirmek,
42. Kifayet miktarı rızık talep etmek,
43. Malının zekâtını vermek,
44. Hayız ve nifas halinde ehline yakın olmamak,
45. Cemî-i masiyetten (bütün günahlardan) kalbini pak etmek,
46. Tekebbürlüğü (büyüklenmeyi) terk etmek,
47. Baliğ (ergin) olmadık yetimin malını hıfz etmek (korumak),
48. Livata yapmamak,
49. Beş vakit namazı hıfz etmek,
50. Zulm ile kimsenin malını yememek,
51. Allahu azimü'ş-şan'a şirk koşmamak,
52. Zinadan kaçmak,
53. Şarap içmemek,
54. Yok yere kasem (yemin) etmemek.