Şehit Mezarı Böyle mi Olmalı?

Ahmet İnce'nin Özel Haberi...

Reklam
Şehit Mezarı Böyle mi Olmalı?
02 Mayıs 2025 - 19:19 - Güncelleme: 02 Mayıs 2025 - 19:20
            Mezarını çok uzun yıllar önce bulmuştuk. Sonra bir hayırsever kabrini yaptırmıştı. Eski Gördes’te Garipler mezarlığındaki bu mezar, uzun süredir harap haldeydi. Mermerleri çökmüş vaziyette, iç acıtıcı bir görüntüsü vardı. Yakın zamanda belediye, burada tamirat gerçekleştirmiş. Fakat yine de esaslı bir iş olmamış. Üstelik mezar taşındaki bilgiler yetersiz. Ayrıca tarih bilgileri de yanlış yazılmış.
            Zira o mezar, sıradan bir insanın mezarı değil. Milli Mücadelede Gördes’te destansı mücadele vermiş bir efenin, bir yiğidin mezarı. Kaç kişi onu tanıyor, kaç kişi onun yiğitliğini biliyor? Vatanı uğruna kellesini vermiş bir şehidimiz o.
            O dahasına, daha fazlasına layık bir kahramandır. Mezarı böyle mi olmalı?
            O kim midir? Molla Mehmet Efe.
            200 atlıdan oluşan, müzaheret birliğinin içinde yer aldı. Parti Pehlivan komutasındaki 11’inci müfreze’nin gözü kara efesiydi. Korkusuzdu. Hayatında hiç korku bilmedi. Oğulları ve kızlarını kendisi gibi yetiştirdi. Birlikte Milli Mücadelenin içinde oldular.
            Oğlunun biri şehit oldu. Duyduğunda, ellerini açtı Allah’a ve ‘şükür’ dedi. Diğer oğlu Yunan’a esir düşünce çıldırdı. Kaymakam İbrahim Etem’e öfkelendi ve kafa tuttu. “Esir vereceğinize, kafasına sıksaydınız” dedi.
            İki kızı vardı. Hatice’yi Parti Pehlivana verdi ve kayınpederi oldu. Diğer kızının düşman eline geçmemesi için, “öldürürüm daha iyi” diye öfkelendi. Efelere talimat verdi.
            Molla Mehmet Efe’nin şahadeti!!
            Tarih 1922. Aylardan Haziran. Parti Pehlivan ve müfrezesi Kobaklar dağındadır. Bir haber ulaşır kendisine. Yunan Gördes’i tahliye etmiş. Bu haber üzerine, Molla Mehmet “Gördes’e gideceğim” diye tutturur. Parti Pehlivan bu haberi ihtiyatla karşılar. Bir düzen, bir hile olabileceğinden kuşkulanır. Fakat dinletemez Molla Mehmet Efe’ye.
            Sonunda yanına Rafet Efe’yi (Nalbant) vererek, gitmesine rıza gösterir.
            Vakit bir akşamüstü saatidir. İki efe, çay boyundan Garipler mezarlığına doğru hareket halindedir. Yolun tam çatağına geldiklerinde, Yunan askerleri tarafından pusuya düşerler. Yaylım ateşinde Molla Mehmet Efe, orada şahadet şerbetini içer. Rafet Efe hızla geriye dönerek, yüzlerce kurşun vızıltısının arasında kaçmayı başarır.
            Yunan askerleri, Molla Mehmet’in başını gövdesinden ayırır hemen. Sonra o başı bir saplığa takarak, Gördes’in sokaklarında dolaştırır. Halka korku vermek için, bu şerefsizliği yapmaktan çekinmezler.
            Ardından Molla Mehmet’in kesik başının fotoğrafını çekerek, Balıkesir’e gönderirler. Bu kesik baş, Sakallı Kaymakamın (Kaymakam İbrahim Etem’in) başıdır diyerek Yunan Karargâhına not yazarlar.
            Bu anlattıklarım; Parti Pehlivan’ın 12 Haziran 1922 tarihinde, Kaymakam İbrahim Etem beye yazdığı mektupta zikredilmektedir.
            Asıl sayfayı açmak istiyorum.
            Molla Mehmet’in Nalbant Rafet’le birlikte, Gördes’e girmeye çalışmasında tarihi bir pürüz yok. İşgal altındaki bir şehre, iki efeyle girmenin bir nedeni olmalı. Bu bir sırdı. Nalbant Rafet bu sırrı, yıllar sonra kadim dostu olan, dedem Tayyareci Cevdet Efendiye anlattı. Bilgiler dedemden bana intikaldir.
            Birincisi; Gördes’in Uzunçam Mahallesinde, hanımlığı ve güzelliği dillere destan olan bir kadın vardı. Bir gün Yunan askerleri, evine baskın yaptı ve ona tasallutta bulundu. Molla Mehmet bunu duyduğunda, kimseye bir şey söylemedi. Ancak çıldıracak gibi oldu. Ne olursa olsun, Gördes’e girecek ve o kadının intikamını ölüm pahasına alacaktı.
            Efeler ona hep deli derdi. İşgal altındaki Gördes’e girme düşüncesi, tam bir delilikti. Aslında bu vatan, böyle delilerin mücadelesiyle kazanılmadı mı? Neticede Rafet Efeyle birlikte yola çıktılar.
            İkincisi; Garipler mezarlığının çatağına vardıklarında, pusuya düşürüldüler. İnanılacak gibi değildi. Yunan hesabına çalışan birisi vardı. Gelişlerini o ihbar etmişti. Kader ağlarını örmüş, Molla Mehmet Efe orada şehit olmuştu. Rafet Efe kurtulmuş, ancak ölünceye kadar hep çataktaki pusunun acısıyla yaşamıştır.
            Kimdi o kadın? Kimdi o ispiyoncu? Dedeme söz verdim. Benimle birlikte toprağa gömülüp gidecek.
            Bir devrin acılı ve gurur dolu hikâyesi bu.
            Yıl 1922 ve aylardan Mart. Makbule Hanım Şehit olur. Yıl 1922 ve aylardan Mayıs. Halil Efe şehit düşer. Yıl 1922 ve aylardan Haziran. Molla Mehmet Efe şahadet şerbetini içer.
            Garipler mezarlığına, Molla Mehmet Efe için anıt mezar yapılmalı. Başına da bu hikâyeyi anlatan bir kitabe dikilmeli. Çocuklarımız okuyup öğrensin, gelecek nesiller unutmasın diye..
Bu haber 3097 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 7 Yorum
  • Şükrü Kaplan
    11 ay önce
    Abi şehit çocuklarının da mezarları biliniyorsa bir araya da getirilmeli. Bununla birlikte bu vatan için toprağa düşen tüm geçmişlerimizin ruhu şad olsun. Bunlara rağmen halen şehitlerimize değer vermeyip terör örgütleri ile haşır neşir olanlarında Rabbim tez zamanda nefeslerini kessin, şehitlerimizin kanlarında boğulup nefes alamasınlar.
  • Ali iLHAN
    11 ay önce
    Böyle vatanını seven insanlar ders kitaplarına da girmeli diye düşünüyorum...
  • NİYAZİ BEKTAŞ
    11 ay önce
    ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNETTİR. BU KADAR ANLAMLI BİR HAYATI GENÇLERİ OKJMASI AMACIYLA HİKAYE ETMENİZ MÜKEMMEL.
  • Hüseyin Tokuç
    11 ay önce
    Kurtuluş için mücadele eden şehitlerimizin kadın erkek savaşçılarımızın ruhları şad , mekanları cennet olsun.
  • EROL ADAR
    11 ay önce
    Cumhuriyet İlköğretim Okulunda gorev yaparken 5. sınıfları erozyon konusunu daha iyi kavratmak için Eski Gördes'e gezi duzenlemiştim.Erozyonu anlatırken Molla Mehmet'in mezarını ziyaret edip öğrencileri bilgilendirmiştim.Dönüşte ögrencileri gezi izlenimlerini yazılı anlatmalarını istediğimde erozyonu değil , herkes Molla Mehmet'in hikâyesini anlatmıştı.Tarihi olayların çocukların daha çok ilgisini çektiğini farkettim. Öğretmen arkadaşlar firsat buldukça ziyaret ederlerse iyi olur diye düşünüyorum.
  • Mustafa Köse
    1 yıl önce
    Yüreğine, kalemine sağlık. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun amin
  • Mehmet Bayyurt
    1 yıl önce
    Allah tüm şehitlerimizin mekanlarını Cennet etsin.Onları gelecek kuşaklara tanıtmak yaşayanların asli görevidir.