Gökçeada Gezimiz-IV

Hüseyin TUNÇAY htuncay45@gmail.com

(Anemon Günlüğü 8-9-10 Mayıs 2026)
            8 Mayıs 2026 Cuma günü, tarihi yerleri ziyaret ve yüzlerce kilometrelik yolculuk sebebiyle oldukça yorucu geçti. Dinlenmeye ihtiyacımız vardı. Saat 22.45 sularında birkaç ay önce görüşülerek bağlantımızın yapıldığı, yerlerimizin ayırtıldığı Gökçeada Öğretmenevine geliyor, giriş işlemlerimizi yaptırıyoruz.
Gökçeada Öğretmenevi ve Savaş Muratoğlu
            Edindiğim bilgilere göre, yeni yapılan öğretmenevinin bulunduğu alanda daha evvel,  önceki yazımda sözünü ettiğim Gökçeada Atatürk İlköğretmen Okulu varmış. Bir yıl evvel hizmete açılan üç katlı öğretmenevimizde 28 oda 68 yatak bulunuyor. Her türlü ihtiyacınıza cevap verecek şekilde planlanmış gayet güzel ve temiz. Otoparkı mevcut. Bazı eksikliklerin hızla tamamlandığını belirtmeliyim. Yazıyı hazırlarken (20.5.2026) öğretmenevi internet sitesinde; “Kurban Bayramı’nda 24-31 Mayıs tarihlerinde kurumumuzda boş oda bulunmamaktadır. Diğer tarihler için 0 286 887 33 05 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.” açıklamasıyla karşılaştım. Özellikle tatillerde itibar ve iltifat edilen bir kurum.      
            Bu ziyaret hoş ve güzel bir tanışmaya da vesile oldu. 2025 yılının Ağustos ayında, tam adıyla Gökçeada Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü görevini üstlenen Savaş Muratoğlu bey, MEB’nin farklı kurumlarında görev yapmış tecrübeli ve başarılı bir yönetici. Öğretmenlik geçmişi de var.
            Sayın Muratoğlu, Manisa Sarıgöl İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, Manisa MEM’de ve Çanakkale Bayramiç İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde şube müdürlüğü ve Çanakkale Gökçeada’da İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü görevlerinde bulunmuş. Yani, şehrimize ve ilçelerimize aşinalığı var. Ben, Gördes diye söze başlayınca, hemen bir hatırasını nakletti.
Kendi kendime, işine aşk derecesinde bağlı liyakat sahibi bürokratımızın, son derece stratejik Gökçeada ilçemizden gitmesine izin verilmemiş diyorum...
            Savaş Muratoğlu beyle kulüp başkanımız Ömer Bülbül ve diğer grup liderleri tanışıp, konuşup planlama yaparken ben de merhaba deyip kitaplarımdan birer tane hediye ediyorum.
            Yapılan istişareden son derece güzel bir sonuç çıkıyor. Sayın Muratoğlu; “Benim yarın için -9 Mayıs Cumartesi gününü kastederek- bir plânım yok. Ada gezinize rehberlik edebilirim.” diyor. Tabii çok mutlu oluyoruz. 6-7 yıldır Gökçeada’da görev yapan, adanın tarih ve kültür coğrafyasına hakim bir yöneticiden rehberlik almak Anemon Dağcılık Spor Kulübü üyeleri için çok kıymetli.
            Gece yarısı oldu. Yorgunluk çaylarımızı içip dinlenmeye çekiliyoruz.
            Sabahleyin günün yorgunluğunu atmış olarak kalkıyoruz. Odamın küçük penceresini çerçeveleyerek çektiğim fotoğraf, karşımızdaki dağları, eteklerine kurulmuş köyleri, lojman olarak yapıldığını tahmin ettiği bina gruplarını, önümüzde uzanan tarlalardaki sapsarı hardal otları ile kıpkırmızı gelinciklerle gösteriyor. Sonra terasa inerek etrafa daha geniş açıdan bakıyorum.
Yemek salonunda yanımızda getirdiğimiz yiyeceklerle kahvaltımızı yapıyoruz. Müdür bey bizim için çay hazırlatmış. Öğretmenevinde, gerekli prosedürler tamamlanamadığı için geçici bir süre yemek ve kahvaltı verilemiyor. Dinlenmenin verdiği enerjiyle neşe içinde son çaylarımızı da içip otobüsümüze biniyoruz. Bize rehberlik edecek Savaş Muratoğlu ile eşi de.
Gezdiğimiz yerlerle ilgili gözlem ve incelemelere geçmeden Gökçeada hakkında ilçe kaymakamlığının internet sitesinden edindiğim bilgileri paylaşmak isterim.
“Antik adı İmbros (İmroz) olan Gökçeada aynı zamanda Türkiye’nin en büyük adasıdır. Çanakkale Boğazı’nın ağzında yer alır. 290 kilometre karelik bir alan üzerinde oluşmuştur. Kıyı şeridinin uzunluğu yaklaşık 95 kilometredir. Kuzey-güney uzunluğu 13 kilometre, doğu-batı uzunluğu 29.5 kilometredir. Gemilerin yanaştığı Gökçeada Kuzu Limanı, Çanakkale’den 32 mil, Gelibolu Yarımadası’ndaki Kabatepe Limanı’ndan ise 14 mil uzaklıktadır. Yerleşim ilçe merkezi dışında Bademli, Dereköy, Kaleköy, Tepeköy, Zeytinli Köy, Şahinkaya, Şirinköy, Uğurlu, Yeni Bademli ve Eşelek’e yayılmış durumdadır.
 
Coğrafi yapısı çevre adalardan oldukça farklıdır. Tepelerin ve ovaların birbiri ardınca sıralandığı ilginç bir yapısı vardır. Çok engebeli, volkanik bir yapıya sahip olan adanın %77’si dağlıktır. Adanın güney sahillerinde Akdeniz iklimi, kuzey sahillerinde ise Marmara’ya özgü iklim hüküm sürmektedir. Rüzgârlar genellikle kuzeyden poyraz, güneyden lodos eser. Yılın büyük bölümü rüzgâr alır. Gökçeada, su kaynaklarının çokluğu bakımından dünyanın dördüncü adası durumundadır. Beş adet gölet bulunan adada Zeytinli Barajı adanın içme, kullanma ve tarım amaçlı su ihtiyacını büyük ölçüde karşılamaktadır.
 
Adadaki Rum köyleri özgün mimarileriyle ilgi çekicidir. Ada kökenli Rumlar ağustos ayındaki Meryem Ana yortusuna katılmak için dünyanın dört bir tarafından adaya gelirler. Küçükbaş hayvancılık, organik tarım, zeytincilik, balıkçılık adanın ekonomik değerleridir.
 
Dünyanın yavaş şehirlerinden -cittaslow- (1) biridir. Adaya ulaşım Çanakkale ve Eceabat Kabatepe’den feribotlarla sağlanır. Gökçeada’nın en önemli yerleşim yeri bugünkü Kaleköy’dür (Kastro). İlçe merkezinde, sivil mimarlık örneklerinin yanı sıra ağırlıklı olarak kamu yapıları yer almaktadır. Özgün yapı ve sokak özelliklerini nispeten kaybeden ilçe merkezinde dini yapılardan Panagia, Barbara Kilisesi, Merkez Camii, Fatih Camii ve iki çamaşırhane bulunmaktadır. Gökçeada’nın olağanüstü doğal güzellikleri arasında; Marmaros Şelalesi, Peynir Kayalıkları, Tuz Gölü, Kuzu Limanı bu güzelliklerden en bilinenleridir.
 
1970 yılına kadar İmroz olan adı, Bakanlar Kurulu kararıyla Gökçeada olarak değiştirilmiştir.” (2)

Aynı sayfanın “Mahalli İdareler” bölümünde; Kaymakam beyin adı (Osman Acar), belediye (1), mahalle (5) ve köy sayısı (9) verilerek ilçe belediye başkanının adı (Bülent Ecevit Atalay) ile ilçe nüfusu (11.331) belirtilmiş. (3)
  Osmanlı Dönemi Mimari Eserleri
“Yaklaşık beş yüz yıl Osmanlı idaresinde kalmasına rağmen Gökçeada’da Osmanlı eserleri az sayıdadır. Yapılan çalışmalarda Osmanlı döneminden günümüze sadece 1 cami, 4 çamaşırhane, 1 çeşme, 1 mezar taşının ulaştığı tespit edilmiştir. Adadaki tek Osmanlı camisi Çınarlı Mahallesi’nde yer alan bugünkü Merkez Camii’dir. Caminin üzerinde ne zaman konulduğu bilinmeyen bir tabeladaki 1813 tarihinin de nereye dayandığı bilinmemektedir. Kitabelerinden Osmanlı döneminde yaptırıldıkları anlaşılan çamaşırhaneler ise Çınarlı, Fatih ve Yenimahalle’dedir. Çınarlı Mahallesi’ndeki kitabe üzerinde 1814 tarihi vardır. Yenimahalle’deki çamaşırhanenin yıpranmış kitabesinde ise 1800 tarihi okunabilmektedir. Fatih Mahallesi’ndeki çamaşırhanenin çeşme aynasında ise yeni rakamlarla 1908 tarihi yer almaktadır.” (4)
 
(Devam edecek)
 

    Cittaslow, İtalyanca "Città" (şehir) ve İngilizce "Slow" (yavaş) kelimelerinin birleşiminden oluşan ve "Sakin Şehir" anlamına gelen uluslararası bir belediyeler birliğidir. Küreselleşmenin şehirleri tek tipleştirmesine karşı çıkarak; yerel kültürlerin, doğanın ve yaşam kalitesinin korunmasını hedefler.

    https://www.gokceada.gov.tr/turkiyenin-en-buyuk-adasi

    https://gokceada.gov.tr/mahalli-idareler

    https://gokceada.gov.tr/osmanli-donemi-mimari-eserleri