Mendili Aldık

Gülruh DEMİREL gulruhdemirel123@gmail.com

Şimdiki gibi birbirini görme, beğenme, flört veya birliktelik olmayan yıllardan bahsedeceğim. Masum bakışlar, kaçamak göz kırpmalar, pencere (çitmenin) arkasından bakılan heyecanlı anlar. Ya da hiç yüzünü bile görmeden evlenmeye giden yol...
Eski aşkların şiirlere, şarkılara dökülmesi, sevdalanmanın güzelliği... Yıllar geçse de unutulmaması...
Şimdilerde hiç rastlanmayan yaşanmışlıklar... Rahmetli dedem ananemle hiç birbirlerini görmeden evlenmişler. Ondan sonra ki nesil yani annem ve babam birbirlerini uzaktan görmüş ama evlenene kadar hiç yan yana gelmemişler. Ve boşanmanın hiç sözü geçmeyen birbirlerini olduğu gibi kabullenen bir nesil... Önce büyükler evlenme çağına gelen erkek evlatları için uygun olan oğullarına eş bakarlarmış. Gelin adayının becerikli oluşu, hanımefendiliği ve ailesi araştırılıp seçilir, kız evine dünürcü başı diye vasıflandırılan kişiler ve aile büyükleriyle gidilirmiş. Bu değerli kişiler Hacı Bey (Büke), Hacı Nuri Çolak ve Hacı Tevfik Demirağ rahmetle andığımız sözü geçerli kişiler. Allah’ın emri Peygamberin kavliyle kızı isterlermiş. Kızın ailesinin bir düşünelim.
Size haber ederiz diyerek zaman istemeleri, buyurun gelinle başlayan beraberlik. Kızın hayallerini de içine koyarak işlediği mendili bohçalayarak oğlan evine vermesi, teklifin kabulü demekmiş. Oğlan tarafının da sevinçle evliliğe atılan ilk adımı etrafa MENDİLİ ALDIK sözüyle paylaşmaları...
  Annem ve babamın da bu şekilde başlayıp Nişan ve düğünle taçlandırılmış. 51 yıl süren evlilikleri... Ve babamın son nefesine kadar annemin elini bırakmadığı mutlu bir yaşam. Genç nesillere örnek olan bu yaşanmışlıklar.. Sevginin,  evliliğe saygının, sabrın ne kadar da önemli  olduğunu anlatmaktadır. Aile yapısının sağlamlığı toplumun geleceği açısından ne denli önemli olduğunu da bizlere gösteriyor.   Gelelim nişana. Nişan sinisi hazırlama... Gelin ve damada alınan elbiselik kumaş, iç çamaşırı, makyaj ve traş takımı... Aile büyüklerine hediyelik kumaşlar alınır. Sini düzmek adı verilen bu alışverişi erkek tarafı aldıklarını çerezlerle süslerdi. Sininin en gözde çerezi Rahmetle andığım lakabı Leblebici Niyazi abimizin ölünceye kadar sürdürdüğü usta elleriyle yaptığı badem şekeriydi. Badem şekerimizde maalesef Niyazi abimizin ölmesiyle tadı damağımızda kalarak yok olan Gördesimin tatlarıydı.
          Kız tarafı da aldıklarını siniye düzer, alt ve üstü bademlerle süslenen açma börek ve kuyruk yağlı kurabiyeleri yapar, oğlan evine gönderirdi. Nişanlılık dönemi kurban bayramına denk gelirse nişanlı kızın çok şansı vardı. Kurbanlık koyun tüylerinin bir bölümü kınayla boyanır, boynuzlarına bilezik takılırdı. Ayrıca koyunun üstüne geline alınan kumaş örtülür ve boynuna da nazar boncuğu takılırdı. Adeta bir tören gibi...
Kuyruklu koyun salına salına kız evine arife günü getirilirdi. Mahallenin gündemi kız evine gelen kurbanlıkların övgüsüyle çalkalanırdı. Bizimde adetlerin yaşatılması veya eşimin yöreye göre davranması olsa gerek... Ben de bu hediyelerden nasibimi almıştım.                         Avulanların Gülsüm hocanın o güzel sesiyle Mevlüt okuması... Evde toplanan kız ve erkek tarafı kadınların, komşularında katılımıyla yapılırdı. Üstü bol bademli şerbetlerin gelin kız tarafından dağıtılması... Yeni dikilen nişan kıyafetiyle dantelli baş örtüsüyle salınan güzel gelin kıza büyüklerin duasıyla amin sözleriyle takılan Nişan yüzüğü ve Nişan için kayınvalidenin ve yakınlarının hediyelerini beline bağladığı sofra beziyle gelin kız el öperken arkasından takip edip hediyeleri toplayıp ufakları sofra bezine(çorap, mendil, havlu ) büyük hediyeleri ismini söyleyerek omuzuna atan bu iş için görevli her Nişan ve düğünün hediye toplayıcısı ve davetçisi (okundu ) yer alırdı. Büyük hediyelerin kime ait olduğunu söyleyen.
-“Kayınvalideden iki bilezik ve kadife kumaş” diyen omuzuna atarak sergileyen rahmetli Ayşe teyze unutulmayanlar arasında yer almaktadır. Nişandan birkaç ay sonra yemeğe hazırlanıp gelen oğlan evi... Esas olması gereken damat yine olmadan tüm ev halkı gelirdi. Yere atılan sofra bezi ve kasnak...
 Üzerine konulan büyük sinilerde yenen yemekler.. Yemek davetinin adı Görüşme Yemeğiydi. Çünkü yeni evleneceklere ne zaman düğün yapabiliriz, neler alalım? Siz ne yapacaksınız? Düşüncelerinin görüşüldüğü düğün gününün tespiti yemeği... Gelin ve damadın henüz bir araya gelmediği özlemle hayallerle bezenen günlerin evlilikle taçlandırılacağı günün kararlaştırılması. Bunları yazarken aklıma gelen o yıllardaki masumiyet, kabulleniş, büyüklerin önerilerine değer verme, başkaldırmayan insanların olduğu görüşündeyim... Şimdilerdeki gibi birbirlerini tanıyarak, anlaşarak, evliliğe başlamasının doğru olduğu kanısındayım.
Sizce de öyle değil mi? İşi şansa bırakmamalı. Neyse ki mendili aldık. (Kız evi teklifimizi kabul etti) Mutluluk dolu birlikteliği atılan ilk adım Nişanı yaptık. Kına gecesi ve düğünle taçlandırılan güzel günleri sizlere bir başka sefere anlatmak dileğimle...