“11 Soru 11 Cevap” röportaj serimin yirmi beşinci konuğu, röportaj teklifimi nazikçe kabul eden, Beslenme ve Diyetetik alanında ülkemizin önde gelen isimlerinden Sayın Prof.Dr.Gülgün Ersoy olacaktır.Kendisi, İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Beslenme ve Diyetetik Programı bünyesinde çalışmalar yürütmekte olup, bilimsel araştırmalara sunduğu değerli akademik katkılar dolayısıyla kendisine teşekkür eder; izninizle sorularıma geçmek isterim.
Soru 1: Çocukluk ve gençlik yıllarınızdaki aktif yaşam alışkanlıklarınızın, spor beslenmesine yönelmenizde nasıl bir etkisi oldu?
Cevap 1:Çocukluk ve gençlik yıllarım, hareketin ve aktif yaşamın hayatın doğal bir parçası olduğu dönemlerdi. Küçük bir sahil kasabasında doğdum; her yere yürüyerek gitmek, sokakta saatlerce oynamak ve beden eğitimi derslerine katılmak aktif yaşamımın en güçlü destekleriydi. O günlerde bunun bir gün mesleki kariyerimi şekillendireceğini bilmiyordum. Ancak bugün geriye dönüp baktığımda, spor beslenmesine yönelmemin temelinde o aktif yaşam kültürünün yattığını açıkça görüyorum. İmkânlar sınırlıydı ama hareket etmek özgürlüktü…
Oğlumu da aynı bilinçle yetiştirdim. Sporun bir alışkanlık değil, bir yaşam biçimi olduğunu hissederek büyümesini istedim. Bugün onun hâlâ aynı tutkuyla spora gönül verdiğini görmek, hayatımdaki en büyük kazanım olduğunu düşünmeme neden oluyor.
Soru 2: Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih etmenizin temel motivasyonu neydi?
Cevap 2: Lise öğrenimimi birincilikle tamamladıktan sonra tercih hakkım vardı. O dönem henüz çok bilinmeyen bir alan olmasına rağmen Beslenme ve Diyetetik bölümünü seçtim. İnsan sağlığına doğrudan dokunan, yaşam kalitesini etkileyen bir alan olması beni etkiledi.
Zaman geçtikçe bu tercihin ne kadar doğru bir karar olduğunu daha iyi anladım. Mesleğimi her koşulda ve her ortamda büyük bir sevgiyle yaptım sadece bir iş olarak değil, hayatımın ayrılmaz bir parçası olarak gördüm.
Soru 3: Akademik kariyere yönelme kararınız nasıl şekillendi?
Cevap 3:Üniversite yıllarımda araştırma yapma isteğim giderek güçlendi. Bölümümü birincilikle tamamladıktan sonra akademik hayata araştırma görevlisi olarak adım attım. Bilim üretmek, araştırmak ve öğrenci yetiştirmek benim için sadece bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve değerli bir görev oldu.
Soru 4: Sporcular üzerine tez yapmaya nasıl karar verdiniz?
Cevap 4:Yüksek lisans tezimi güreşçiler, doktora çalışmamı ise atletler üzerine gerçekleştirdim. O yıllarda spor beslenmesi ülkemizde henüz yeni bir alandı, literatürde belirgin ve doldurulmayı bekleyen ciddi bir boşluk vardı. Bu alana yönelmem, sporculardan gelen gereklilik ve talepler doğrultusunda, hocamın yönlendirmesi ile oldu. Aslında bir gereksinime cevap vermek için çıktığım bu yol, zamanla benim akademik kimliğimi şekillendiren güçlü bir misyona dönüştü. Yaptığım çalışmalar öncü nitelik taşıdı, spor beslenmesinin akademik zeminde güçlenmesine katkı sağladı. Böylece bu alandaki akademik yolculuğum anlamlı ve kararlı bir şekilde ilerledi.
Soru 5: Sporcu beslenmesi alanında öncü olmak nasıl bir süreçti?
Cevap 5: Başlangıçta süreç oldukça zorluydu. Spor beslenmesinin performans üzerindeki etkisini anlatmak, bilimsel temele dayandırmak ve kabul ettirmek zaman aldı. Ancak sabırla çalıştım. Vazgeçmeden ilerlemek en temel ilkem oldu.
Yıllar içinde bu alanın güçlenip geliştiğini görmek, başlatılan bir bayrak yarışının büyüyerek devam ettiğine tanıklık etmek ve o bayrağı değerli meslektaşlarıma devredebilmek benim için büyük bir mutluluk ve onur kaynağı oldu.
Soru 6: Spor beslenmesi üzerine yazdığınız ilk kitabın ortaya çıkış süreci nasıldı?
Cevap 6:Meslektaşlarımın karşılaştığı en büyük sorun bu alanda kaynak eksikliğiydi. Spor beslenmesi üzerine Türkçe yazılmış ilk kitabı kaleme almak hem bir gerekliliğin sonucu hem de benim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Bu çabamı bir misyon olarak gördüm. Güncel bilimsel bilgileri kitaplar ve makaleler aracılığıyla paylaşmaya, üretmeye ve yazmaya kararlılıkla devam ettim. Çünkü bilgiyi paylaşmanın yalnızca kişiyi değil, bir mesleği de güçlendirdiğine inanıyorum.
Soru 7: Sporcular ve antrenörlerle çalışırken beslenmenin performansa etkisini nasıl gözlemlediniz?
Cevap 7:Doğru planlanmış beslenmenin; dayanıklılık, toparlanma süresi ve genel performans üzerinde önemli ve ölçülebilir etkileri olduğunu yıllar içinde gözlemledim. Beslenme, antrenmanın en güçlü tamamlayıcısıdır. Bilimsel temele dayanan beslenme programları, sporcu başarısının belirleyici köşe taşlarından biridir.
Soru 8: Türkiye’de Beslenme ve Diyetetik alanının gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap 8:Türkiye’de Beslenme ve Diyetetik alanının gelişimi olumlu yönde ilerliyor. Bölüm sayılarının artması sevindirici olmakla birlikte, akademik kadro yeterliliği büyük önem taşıyor. Eğitim kalitesinin korunması ve alanında uzman akademisyenlerin yetişmesinin mesleğin geleceği açısından kritik önemi var.
Soru 9: Diyetisyenlik mesleğinde bilimsel etik neden bu kadar önemlidir?
Cevap 9:Diyetisyenlik mesleğinde bilimsel etik büyük önem taşır. Beslenme alanı toplumda en çok konuşulan konulardan biri olduğundan bilgi kirliliği yaygındır. Diyetisyenlerin kanıta dayalı, bilimsel ve etik çerçevede çalışması, mesleğin güvenilirliği için şarttır.
Soru 10:Sağlıklı yaşam anlayışınızı nasıl tanımlarsınız?
Cevap 10:Sağlıklı yaşam anlayışım; sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli su tüketiminden oluşan bir sağlık üçgeni üzerine kuruludur. Bu üç unsur, benim sağlığa bakış açımın temelini oluşturur. Ancak uyku düzeni, stres yönetimi ve ruhsal denge gibi diğer faktörler de sağlıklı yaşamın ayrılmaz parçalarıdır. Sağlıklı yaşam sadece sözde değil, yaşanması gereken bir yaşam biçimidir.
Soru 11: Genç diyetisyenlere vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Cevap 11:Genç diyetisyenlere en önemli mesajım; mesleğinizi sevin, kendinize inanın ve asla vazgeçmeyin. Emek verilen her alan gelişir, sürekli öğrenmek ve üretmek bu mesleğin temelidir. Sevgiyle yapılan işler, başarıyı da beraberinde getirir.
Kıymetli Hocam, değerli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Çalışmalarınızı, anladığım kadarıyla ihtimam ile takip edeceğim. Sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yaşam diliyorum. İşlerinizde kolaylıklar diler, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.


YORUMLAR