Söylem

Eylül SEYHAN seyhanminciye@gmail.com

Söylem nedir?
Söylem de kişi, vasıf ve bir eylem vardır. Her eylem bir söylem öncesi veya söylem sonrasıdır. Söylemek veya eylemek…
Gelelim eylemlerimize…
Eylemler başlı başına iki kapı gösterir bize. Birincisi, eyleme geçenler; ciddi anlamda toplumun faydasına çalışanlar, amacı değer yaratmak olanlar… Bir de ikincileri de; dev aynasına bakanlar…
Eleştirenler, konuşanlar; hiçbir eylemde bulunmayıp sadece söylemleri ile korku yaratmaya çalışanlar…
Yani bir söylemden bahsedeceksek: eylemlere, hareketlere ve değerlere bakmalı ve buna ek olarak bir de sokak ağzında dolaşan “O sadece bir söylem dediklerimiz var.” Yani içi boş bir balon gibi düşünün. Hasılı, bir iğne ile karşılaşsalar patlayacak olan içi boş bir balon timsali… İşin özü biz ikinci bahsettiğimiz söylemde ego’ yu görüyoruz. Gerçek bir söylem’ de akademik anlamda bir hırsın bel kemiği olan egoyu göremeyiz.
Örnek vereceğim : “ Yazar Mümin Sekman’ ın söylemine göre; … der” bütün yazın türleri bu şekilde kendini var eder. Demem o ki; nokta atışı yapar, kanıtlar sunar. Resmi gözler önüne sürer.
Yani aziz dostlar, söylemlerimiz eylemlerimizi doldurmalı. Ağaçtan meyve toplamak bir eylem, meyveyi satıcı tarafından alıcılara olgunlaşmış ve hormonsuz ulaştırmak, güzel bir eylem. Bir de bu güzel eylemin ardında güzel söylem var ki elmalar güzel ve tatlı… Diğer yan da kötü söylem ki; bu elmalar ham ve kötü. Alın size iki söylem. Hangisini tutup çekerseniz o büyür gider. Ben bir söylemden önce eyleme veya eylemlere bakarım. Burada işin içine vicdan giriyor. Vicdan; yükü ağır, yolu uzun ve taşıması güç bir eylemdir. Herkeste bulunsaydı kıymeti kalmazdı. Vicdanını dinleyen cemali ile gül kokan bahçeye eninde de girer sonunda da.
 Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür,
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür,
 Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür,    
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.
                          Mahatma Ghandi
Veee “Gençler! Sakın kişiliğinizi satıp, şunun-bunun sayesinde bir yere gelmeye çalışmayın. “Saye” gölge demektir. Gölgeye girenin gölgesi olmaz.” demişti Aziz Sancar.
Biz eylemlerimize bakalım, eylemlerimiz söylemlerimiz olur. Diğerleri sadece söylemler olur. Söylentiler ise iğneye maruz kalır ve patlar. J Yeter ki yüreğiniz kötülüğün ulaşamayacağı kadar temiz yerlerde kalsın. Amacınız değer yaratmak olsun. Hormonlu meyveyi satıcı kadar alıcı da bilir.
Bakmakla görmek arasındaki fark nedir? Diye sormuşlar Mevlana’ ya…
Cevaplamış: “ Senin baktığına herkes bakıyor; ama ya görebildiğini herkes görebiliyor mu? Aralarındaki tek fark sensin…”
SELAMETLE… J