Röportaj Serisi-22: Konuk= Prof.Dr.Mehmet Burçin Ünlü (Medikal ve Biyolojik Fizik)
“11 Soru 11 Cevap” röportaj serimin yirmi ikinci konuğu, Özyeğin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Mühendislik Temel Bilimleri Bölümü’nde görev yapan ve aynı zamanda Mühendislik Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. Mehmet Burçin Ünlü’dür. Akademik kariyeri boyunca Odtü ve Boğaziçi Üniversiteleri yanı sıra Stevens Institute of Technology ve University of California, Irvine gibi uluslararası saygın kurumlarda da eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunmuş; medikal ve biyolojik fizik alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekmiştir. Yoğun akademik ve idari programına rağmen röportaj teklifimi nazikçe kabul ederek bu söyleşiye değer kattığı için kendisine teşekkür ediyorum. Kıymetli görüşlerinin akademik camia ve genç araştırmacılar için ilham verici olacağına inanıyor, hocam izninizle sorularıma geçiyorum.
Soru 1: Öncelikle nasılsınız? Fizik bilimine ilginiz nasıl başladı? Gördes sizin
için ne ifade ediyor?
Cevap 1: Teşekkür ederim, iyiyim. Gördes benim için çok özel. İlkokul birinci
sınıfın ilk dönemine kadar orada yaşadım ailemle. İnsanın köklerini
unutması mümkün değil. Fiziğe olan ilgim ise çocukluk merakımla
başladı. Okuduğum kitaplar sayesinde bilime ve teknolojiyle ilgili bir
çocuk oldum.
Soru 2:Bilimsel merakınızı canlı tutan şey nedir? Uzun soluklu araştırmalarda motivasyonunuzu korumak için benimsediğiniz bir yaklaşım var mı?
Cevap 2: Evrenin hâlâ anlamadığımız çok şey barındırması. Her çözdüğümüz
problem yeni sorular doğuruyor. Öğrencilerimle çalışmak da beni
sürekli heyecanlı tutuyor. Onların heyecanı bana çalışma isteği
veriyor.
Soru 3: SNOLAB’daki DEAP-3600 karanlık madde deneyinde yürüttüğünüz çalışmalardan biraz bahseder misiniz?
Cevap 3: Bu alanda doğrudan çalışmıyorum, ancak karanlık madde araştırmaları
fiziğin en heyecan verici sınırlarından biri. DEAP-3600 gibi deneyler,
sıvı argon kullanarak WIMP adı verilen karanlık madde adaylarını
tespit etmeye çalışıyor. Yeraltında yapılmasının sebebi kozmik
ışınlardan korunmak.
Soru 4: Karanlık madde araştırmalarında en kritik teknik engel sizce nedir?
Cevap 4: Sinyal-gürültü oranı. Aradığımız parçacıklar o kadar nadir etkileşiyor
ki, arka plan gürültüsünü minimuma indirmek devasa bir mühendislik ve
fizik sorunu.
Soru 5: Deneysel fizik ile kuramsal fiziğin etkileşimi sizin çalışmalarınızda nasıl bir rol oynuyor?
Cevap 5: Benim çalışmalarımda bu ikisi iç içe. Teorik bir model kuruyorsunuz,
sonra laboratuvarda test ediyorsunuz. Sonuçlar teoriyi düzeltiyor veya
doğruluyor. Bu döngü bilimin kalbi.
Soru 6 : Yapay zekâ ve büyük veri karanlık madde tespitinde yeni bir dönem
başlatabilir mi?
Cevap 6: Kesinlikle. Makine öğrenmesi ile çalışan biri olarak söyleyebilirim:
bu deneyler petabaytlarca veri üretiyor. Yapay zekâ, insan gözünün
kaçıracağı örüntüleri yakalayabilir. Ama dikkatli olmalıyız çünkü
algoritmanın ne yaptığını anlamadan sonuçlara güvenmek tehlikeli.
Soru 7: Genç araştırmacıların temel fiziksel sezgiyi koruması neden önemlidir?
Cevap 7: Bilgisayar size cevap verebilir ama 'bu mantıklı mı' sorusunu soramaz.
Fiziksel sezgi, saçma sonuçları elemenizi sağlar. Newton'un elması
olmadan, en güçlü bilgisayar bile yerçekimini 'anlamaz'.
Soru 8: Türkiye’de yetişmiş biri olarak, yurt dışında özellikle Kanada’daki araştırma ortamında bilim yapmanın size kazandırdığı bakış açıları nelerdir? Bu süreçte Türkiye’deki bilimsel altyapı ile karşılaştırdığınızda hangi farklar sizi en çok etkiledi?
Cevap 8: Türkiye'de çok iyi yetişmiş bilim insanları var. Yurt dışındaki fark
genellikle altyapı ve fonlama. Ama kültürel farklılıklar da var. Bazı
ülkelerde 'başarısız deney' bile değerli kabul ediliyor, risk almak
teşvik ediliyor. Türkiye'de bunu daha çok geliştirmemiz gerekiyor.
Soru 9: Kültürel farklar araştırmayı nasıl etkiliyor?
Cevap 9: Farklılıklar zenginlik. Örnek vereyim. Bir Japon meslektaşın
titizliği, bir İtalyan'ın yaratıcılığı, bir Türk'ün pratik çözüm bulma
yeteneği, bunlar bir araya gelince güçlü bir araştırma grubu oluyor.
Soru 10: Günümüzde fiziğe yönelmek isteyen gençlere hangi alanlara yönelmelerini tavsiye edersiniz?
Cevap 10: Kuantum teknolojileri, yapay zekâ uygulamaları, biyofizik bunlar
geleceğin alanları. Ama en önemlisi gerçekten merak ettiğiniz konuyu
seçin. Heyecansız bilim yapılmaz.
Soru 11: Son olarak, karanlık madde araştırmalarında sizce “büyük keşif” ne kadar uzakta?Eklemek istediğiniz başka bir şey var mıdır hocam
Cevap 11:Tahmin etmek zor. Belki yarın, belki yirmi yıl sonra. Ama aramaya
devam ettiğimiz sürece bulacağız. Bilim sabır işi.
Eklemek istediğim bir şey:
Anadolu'nun her köşesinde potansiyel bilim insanları var. Önemli olan
onlara fırsat tanımak...
Hocam, değerli vaktinizi ayırdığınız ve sorularıma anlamlı cevaplar vererek gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ederim. Çalışmalarınızı anladığım kadarıyla büyük bir takdirle takip edeceğim. Sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yaşam diliyor, işlerinizde kolaylıklar temenni ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.