Röportaj Serisi-16: Konuk = Prof.Dr.Şermin Tağıl (Fiziki Coğrafya)
“11 Soru 11 Cevap” röportaj serimin on altıncı konuğu, ülkemizde yetişmiş, alanının en saygın isimlerinden; İzmir Bakırçay Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Başkanı ve öğretim üyesi Sayın Prof. Dr. Şermin Tağıl olacaktır. Röportaj teklifimi kırmayarak kabul eden hocama nazik katılımları için teşekkür ediyor, izniyle sorularıma geçiyorum.
1- Hocam nasılsınız, hayat nasıl gidiyor? Sizi akademik olarak peyzaj ekolojisi ve sosyo-ekolojik sistemler alanına yönelten temel motivasyonlar neler olmuştu?
Cevap: İyiyim, teşekkür ederim. Coğrafyaya olan tutkum ve mekân–insan–doğa ilişkisini birlikte anlama isteğim bu alana yönelmemde belirleyici oldu. Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama ile peyzaj ekolojisinin çevresel sorunlara bütüncül çözümler sunabildiğini görmek, motivasyonumu daha da güçlendirdi.
2- Atmosferdeki hızlı değişkenliklerin kısa süreli hava tahminlerini zorlaştırdığı biliniyor. Bu tür atmosferik oynaklıklar arazi kullanım planlaması ve ekosistem yönetimi üzerinde nasıl sonuçlar çıkartmaktadır?
Cevap: İklim değişikliğiyle birlikte artan ekstrem hava olayları, tarım, su yönetimi ve afet riski açısından belirsizliği büyütmektedir. Bu durum uzun vadeli arazi kullanım planlarını kırılganlaştırmaktadır. Dolayısıyla esnek, uyarlanabilir ve iklime duyarlı planlama artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmektedir.
3- Peyzaj ekolojisi açısından, Türkiye’de son yıllarda gözlemlediğiniz en kritik arazi değişim desenleri hangi bölgelere yoğunlaşıyor?
Cevap: Türkiye’de son yıllarda en kritik arazi değişim deseni peyzaj parçalanmasıdır. Ormanlar ve benzeri doğal ekosistemlerdeki bu parçalanma, ekosistemler arasındaki ekolojik bağlantıyı zayıflatmakta ve birçok türü risk altına sokmaktadır. Bu süreç, özellikle Akdeniz ve Ege gibi insan baskısının yoğun olduğu bölgelerde daha belirgin şekilde gözlenmektedir.
4- Sosyo-ekolojik sistemlerde kırılganlığı artıran başlıca çevresel tetikleyiciler nelerdir ve bunlar kentsel ile kırsal alanlarda nasıl farklılaşıyor?
Cevap: Sosyo-ekolojik kırılganlığı artıran temel etken, insan kaynaklı baskılar ile iklim değişikliğinin birlikte etkisidir. Kentsel alanlarda yoğun yapılaşma ve ısı adası etkisi öne çıkarken, kırsal alanlarda arazi kullanım değişimi ve su stresi belirleyici olmaktadır. Her iki durumda da ekosistemlerin uyum kapasitesi zayıflamaktadır.
5- Uzaktan algılama ile elde edilen veriler peyzaj parçalanması, habitat bütünlüğü ve ekosistem sağlığı hakkında bize ne tür yeni içgörüler sunuyor?
Cevap: Uzaktan algılama verileri, peyzaj parçalanmasının nerede ve ne hızla gerçekleştiğini mekânsal ve zamansal olarak izlemeyi mümkün kılmaktadır. Habitat bütünlüğündeki kopuşları ve ekosistem sağlığındaki bozulmaları erken aşamada görünür hale getirmektedir. Bu sayede değişimin yönü ve etkisi net biçimde ortaya konmaktadır.
6- Ekolojik modelleme çalışmalarınızda iklim değişikliğinin peyzaj üzerindeki etkisini tahmin ederken hangi değişkenler modeli en fazla güçlendiriyor?
Cevap: Arazi kullanımı/arazi örtüsü değişimi, sıcaklık ve yağış uç değerleri ile bunların mekânsal ve zamansal eğilimleri ekolojik modellemelerin en güçlü girdilerini oluşturmaktadır. Habitat parçalanma metrikleri ve toprak nemi gibi süreç temelli değişkenler ise peyzajın iklim değişikliğine verdiği tepkiyi daha gerçekçi biçimde yansıtmaktadır.
7- Sosyo-ekolojik sistemlerde insan etkisinin mekânsal dağılımını ölçerken hangi göstergeler karar vericiler için daha anlamlı sonuçlar üretiyor?
Cevap: Arazi kullanım yoğunluğu, yerleşimlerin yayılma hızı, ulaşım ağları, peyzaj parçalanması ve hava kirliliğinin mekânsal-zamansal değişimi karar vericiler için en anlamlı göstergelerdir. Bu göstergelerin haritalar üzerinden sunulması, insan baskısının nerede ve ne hızla arttığını açıkça görünür kılmakta ve mekâna duyarlı kararları desteklemektedir.
8- Türkiye’nin gelecekteki peyzaj yapısını şekillendirecek en önemli çevresel baskılar sizce hangileri olacaktır?
Cevap: İklim değişikliğine bağlı artan kuraklık, sıcaklık ekstremleri ve yağış rejimindeki düzensizlikler Türkiye’nin peyzaj yapısını belirleyici biçimde şekillendirecektir. Buna eşlik edecek nüfus artışı ve kentleşme baskısı, özellikle su kaynakları, orman ekosistemleri ve tarım alanları üzerindeki stresi daha da artıracaktır.
9- Araştırmalarınıza göre Ege Bölgesi önümüzdeki 10 yılda hangi iklimsel değişimlerle karşılaşmaya hazırlanmalı?
Cevap: Sıcak hava dalgalarının daha sık, uzun ve şiddetli yaşanması beklenmektedir. Buna ek olarak iklim kırbacı etkisiyle ani ve şiddetli yağışlar, sel, dolu ve aşırı sıcaklık artışları daha sık yaşanacaktır. Bu durum tarım, su yönetimi, yangınlar ve kıyı ekosistemleri açısından kırılganlığı artıracaktır.
10- İklim değişikliği ve arazi kullanımındaki dönüşümler, Türkiye’nin gıda güvencesini önümüzdeki yıllarda nasıl etkileyecek?
Cevap: Artan kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve ekstrem hava olayları tarımsal üretimi zorlayacaktır. Buna ek olarak, tarım alanlarının yerleşim baskısı altında kalması gıda üretimini kırılganlaştıracaktır. Bu nedenle gıda güvencesi, arazi planlaması ve su yönetimiyle birlikte ele alınması gereken stratejik bir konu haline gelmektedir.
11- Son olarak, peyzaj ekolojisi ve uzaktan algılama alanlarında çalışmak isteyen genç araştırmacılara hangi yöntemsel yaklaşımı ve başlangıç yolunu tavsiye edersiniz?
Cevap: Doğayı anlamaya yönelik güçlü bir merakla yola çıkmalarını öneririm. Temel ekolojik kavramların coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleriyle birlikte ele alınması, bu alandaki ilk adım açısından büyük önem taşımaktadır. Saha gözlemlerinin erken aşamada sayısal verilerle desteklenmesi ise çalışmaları daha sağlam ve anlamlı kılmaktadır
Hocam, yaptığım seriye verdiğiniz destek ve sorularıma son derece özenli, nitelikli yanıtlar verdiğiniz için içtenlikle teşekkür ederim. Değerli vaktinizi ayırarak gösterdiğiniz ilgi ve nezaket benim için son derece kıymetlidir. Çalışmalarınızı anladığım kadarıyla ilgiyle takip edeceğimi belirtir; sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yaşam diler, saygı ve sevgilerimi sunarım.