Ramazan Geldi Hoşgeldi

Fatma VURAL fvur.69@gmail.com

Ramazan ayı 19 Şubat Perşembe günü başlıyor. Çocukluğumuzdaki Ramazanları her Ramazan’da olduğu gibi yine özlüyorum. Çünkü işimiz gücümüz gündüzleri oruç tutmak, akşamları ise camiye gidip herkesle birlikte teravih kılmaktı. Oyun gibiydi bizim için. Ne heyecanlı günlerdi. Bu kutsal ayda yine oruçlarımızı eda edeceğiz inşallah.
Kur’an-ı Kerim bu ayda indirildiği için bu ay, biz Müslümanlar için ayrı bir öneme sahiptir. Bin aydan hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi bu ay içinde yer alır. Sadece bu özellikleri bile bu ayda daha fazla ibadet etmeyi gerektirir. Teravih namazı Ramazan gecelerine özgü cemaatle kılınan bir namazdır. Bu ayda zekât ve fitrelerimizi vererek toplumda yardımlaşma ve paylaşmayı ön plana çıkarırız. İftar sofraları birlik ve beraberliği güçlendirir. Sahur geleneği toplumsal dayanaşmayı artırır. Bu ayda Osmanlı Dönemi’nde Ramazan eğlenceleri düzenlemek daha yaygındı. Ancak bugün de belediyeler bu konuda insanların eski geleneklerimizi hatırlaması için eğlenceler düzenliyor. Karagöz- Hacivat ve meddah gösterileri düzenleniyor. İftar çadırları kuruluyor. Orucunu açmak için insanlar bu çadırlardaki iftar yemeklerine katılıyor.
Ramazan, edebiyatımızda hem manevi bir arınma hem de toplumsal hayatın yansıması olarak işlenmiştir. Divan edebiyatında sabır, nefis terbiyesi ve ilahi aşk olarak eserlerde işlenir. Kaside ve gazellerde övülerek verilir. Şiirlerde kandil, hilal ve nur gibi sembollerle verilir Ramazan. Örneğin Nabi ve Fuzuli gibi şairler Ramazan’ı ilahi rahmet ve bağışlama temasıyla işlemiştir. Halk edebiyatında Ramazan daha çok gündelik hayatın bir parçası olarak verilmiştir. Manilerde Ramazan’ın bereketi vurgulanır. İlahilerde ise yardımlaşma ve paylaşım ruhu işlenmiştir. Karagöz oyunlarında Ramazan geceleri eğlenceli bir atmosferde anlatılmıştır. Tanzimat ve Servet-i Fünun dönemlerinde ise Ramazan ayı toplumsal değişimle birlikte gelenek ve modernlik çatışması içinde ele alınmıştır. Bu dönemde Ahmet Rasim eski İstanbul Ramazanlarını ayrıntılı ve gözleme dayalı biçimde anlatmıştır. Cumhuriyet Dönemi’nde ise Ramazan, bireysel iç hesaplaşma ve kimlik sorgulaması temasıyla ele alınmıştır. Cumhuriyet Dönemi’nde de şairler şiirlerinde tema olarak Ramazan’ı işlemiştir. Bu dönemde Necip Fazıl şiirlerinde Ramazan’ı mistik ve metafizik bir atmosferde işlemiştir.
Ramazan ayı bereketiyle gelsin. Tüm okurlarımızın mübarek Ramazan ayı kutlu olsun. Hayırlı Ramazanlar…
Cumhuriyet Dönemi şairlerinden Fevzi Halıcı’dan Ramazan ile ilgili gönüllere dokunan bir şiiri ile bitirelim.

MÜBAREK RAMAZAN
Arınmış gönüller durdu secdeye,
İndi kuşlar gökyüzünden müjdeye ,
Bu sabah hüzzamdan okundu ezan,
Aksetti ilahi sesler derinde.
Bir bitmez bereket beraberinde
Yurda burcu burcu geldi ramazan.
Gözler kilit vurur uykusuzluğa,
Çeşmeler yetişmez bu susuzluğa,
Bu o gündür derman bulunur derde,
Bugün artık bütün şüpheler yalan,
Bu o gündür şavkır can evimde can,
Bugün mahya benim minarelerde.
Tertemiz dolaşsam hangi mâbedi,
Melekler kıskanır bu ibâdeti,
Düşler kubbelerde kucak kucaktır,
Bana madde kadar mana da lâzım.
Gürül gürül Kuran oku hâfızım,
Bu aşk içerimde salkım saçaktır.
İnancın eriştim saltanatına ,
Dilekçem var bugün Tanrı katına ,
Huzurdan bahseder görürsem kimi,
Yalın duygularım çoğalır daha ,
Bugün kalbim daha yakın Allah’a
Bugün tekmil aşk donatır içimi.
Sular gümüş gümüş akar sebilden,
Ay-aydın ayetler süzülür dilden,
Hak’kın avuçlara sığmaz nasibi,
Cümle saadetler gelir yakına.
Peygamberler peygamberi aşkına
Doğruluk ver, kullarına Ya Rabbi.