Ahmet İNCE

Ahmet İNCE

gordesgazetesi@gmail.com

Türkiye Yüzyılına Girdik mi?

30 Aralık 2023 - 11:07 - Güncelleme: 30 Aralık 2023 - 11:08

Cumhuriyetin 100. yılını, gururla ve heyecanla geride bıraktık. 2. yüzyıla girerken, temenniler ve düşünceler art arda geldi. Cumhuriyetle 2. yüzyıla girmek, nasıl bir şey olmalıydı. Güzel bir temenni ve yerinde bir slogan, düşüncelerimiz kadar heyecanlarımıza da tercüman oldu: “TÜRKİYE YÜZYILI”
          Peki, önümüzdeki bir asrı, Türkiye Yüzyılı yapmak nasıl mümkün olur?
          Güçlü ekonomi, üretken bir eğitim sistemi, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsız ve tarafsızlığı ve daha nesi ve nesi ile mümkün olur. Cumhuriyetin 2. yüzyılına girerken, işte yaşadıklarımız ve hali pür mealimiz..
          Devasa bir mülteci sorunumuz var. Dört bir coğrafyadan gelip, bu insanlar nasıl sınırlarımızdan içeri girer. Suriyeliler meselesi, ülkenin beka meselesi olma yolunda hızla ilerliyor.
          Mafya, çete, uyuşturucu tacirleri topraklarımızda cirit atıyor. Son yapılan operasyonlar karşısında hayretler içinde kalıyoruz.
          Yapboz tahtasına çevrilmiş bir eğitim sistemimiz var. Üretken ve hayata hazırlayan bir eğitim sistemi yerine, bolca diploma dağıtan bir eğitim sistemine sahibiz. Bunu konuşmamız ve tartışmamız gerekirken, olmadık işlerle uğraşıyoruz. Milli Eğitim Bakanı ne diyor? “Tarikat ve cemaatler sivil toplum kuruluşudur”.
          40 yıldır terör belasıyla mücadele ediyoruz. Şehit sayısı 1–2 olunca fazla ses çıkmıyor. Fakat sayı 12 olunca galeyana geliyoruz. 40 yıldır değişmeyen görüntüler, yine tekrar ediyor. Siyasilerin birbirini suçlaması, cenaze törenlerinde arzu edilmeyen görüntüler ruhumuzu acıtıyor. Neden ve niçin demeyi unutmuşuz. İstesek bile diyemiyoruz. İklim buna izin vermiyor. Ama ateş düştüğü yeri yakıyor.
          Yargı üzerine yapılan tartışmalar, öne sürülen iddialar kanımızı donduruyor. Yargının bağımsız ve tarafsızlığı her iddia ve tartışmada derin yara alıyor. Anayasa Mahkemesi kararları, siyasiler tarafından adeta aforoz ediliyor. Mahkeme üyeleri hakkında bir alt mahkeme suç duyurusunda bulunuyor. Kararları uygulanmayan Anayasa Mahkemesi, kapatılsın diye ahkâm kesiliyor.
          Kolay para nasıl kazanılır sorusunun cevabını, bu ülkenin insanları veriyor. Sosyal medya fenomenlerinin, nasıl para kazandıklarını görünce hayretler içinde kalıyoruz. Sadece onlar değil, beynimizi zorlayan. Kısa yoldan çok kazanma arzusuyla, bir sürü insan dolandırılıyor. Seçil Erzan olayında rakamları görünce, “vay be” demeden geçemiyoruz.
          Paramız pul olma yolunda ilerliyor. Enflasyon sadece enflasyon değil. Bir bela, bir musibet ülkemiz için. Dirliğimizi ve birliğimizi bozuyor. Barınma ihtiyacı, bu ülkede derin bir derde dönüşüyor. Ev fiyatları almış başını gidiyor. Ev sahibi-kiracı kavgalarında kan dökülüyor.
          Dahasını saymaya gerek görmüyorum.
          Türkiye Yüzyılı sloganı ne kadar güzel.
          Mevcut tabloyla, Türkiye Yüzyılı sloganının içini doldurabilir miyiz?
          Bence çok zor. Aşırı siyasallaşma, ülkenin gerçeklerini, köklü meselelerini görmezden geliyor.
          Slogan ne kadar güzel değil mi? Türkiye Yüzyılına girmek.
          Ülkenin mevcut tablosuyla,  Türkiye Yüzyılını gerçekleştirmek, bence hayalden öteye geçmeyen bir temenni olarak kalacak…

Bu yazı 554 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Ali iLHAN
    6 ay önce
    Ülkemizin,fetö terör örgütünden dersler çıkarıp,tarikat ve cemaatlarler konusunda çok düşünmesi ve ona göre hareket etmesi gerekiyor.
  • Ali iLHAN
    6 ay önce
    Eğitimin de tamamen içi boşaltıldı.Çedes ve benzeri protokollerle okullarımızda pedagojik formasyonu olmayan.yani öğretmenlikle uzaktan yakından ilgisi olmayan insanlarla çocuklarımız baş başa bırakılıyor.Daha düne kadar fetö terör örgütüne sağlanan olanaklar şimdi değişik tarikat ve cemaatlere sağlanıyor...Ne yazık ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün ordusunda yetiştirilen bazı teğmen adayları Atatürk ün resmini üniformasına asmayı bile reddedebiliyorlar.Türkiye yüzyılı böyle olmaması gerekiyor.Çok üzülüyoruz geleceğimiz adına..