Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Nöbetçi Eczaneleri
Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes Gazete Gördes
Gördes Belediyesi
 
 
Başkan Akyol'dan Covid-19 Uyarısı
Yaşar ATLI

Çaylaklığa Övgü

Yaşar ATLI

 
13 Eylül 2019 Cuma 16:58
Okunma: 697
Yorum YapYazdır
 

Bir hocamın sözleri hiç aklımdan çıkmaz. “Bizler bu dinin profesyonelleri gibi davranıyoruz. Böyle olunca da amatörlüğün verdiği ruh ve heyecanı yitiriyoruz.” Hocamız bu sözünü din bağlamında söylemişti ama biz bu cümleyi her işe tatbik edebiliriz. Yeni yeni yürümeye başlayan bir çocuğun heyecanı, bizi de heyecanlandırmaz mı? Ya bisiklet sürmesini yeni öğrenen birinin temkini, yeni bir işe başlayan bir insanın titizliği, taze evlilerin birbirini sakınmaları, okulun ilk günü, öğretmenin ilk dersi, uçağa ilk biniş, ilk görüş, ilk ayrılık, ilk gözyaşı, ilk tebessüm…

Bu heyecanları; kalbimizi titreten, üstüne titrediğimiz, anlatılmaz yaşanır dediğimiz o ter-ü taze anları çok yaşadık. Ama her şey ne de çabuk eskiyor, tazeliğini ne de çabuk yitiriyor. Hemen her şeye ne de çabuk alışıyoruz. Ve her şey ne de çabuk sıradanlaşıyor. Sıradanlaşan her şey büyüsünü, ruhunu, mucizesini yitiriyor ve hantallaşıyor.

Bir romanda okumuştum. Romanın kahramanlarından biri diğerine soruyor, şunlar ne yapıyor, diye.

 –Mezar kazıyorlar.

–Mezar kazmak acıklı bir şey değil mi?

– Evet öyle.

–Ama mezar kazarken türkü söylüyorlar.

– Çünkü onlar alışmış.

Bunları söylerken tecrübeyi, bir işte ustalaşmayı yadsımıyorum elbette. Yadsıdığım şey hemen her şeyden çabucak sıkılmamız, alışmamız, tatmin olmamamız, dokunduğumuz, elde ettiğimiz her şeyi değersizmiş gibi addetmemiz. “Şimdi ve burada” denilen mucizenin farkına varmamamız, vardıysak da bununla tatmin olmamamız. Yadsıdığım şey amatör ruhu kaybetmektir, çaylaklığı kaybetmektir.

Ömer Seyfettin, İlk Namaz isminde bir öykü anlatır. İlk sabah namazına kalktığında yaşadığı heyecanı, huşuyu, haşyeti anlatır. Fakat yıllar sonra ilk namaz artık çok uzak bir hatıra olmuştur. Hasretle, inkisar-ı hayalle hatırlanan bir anı.

İlk Namaz’ı şöyle bitirir Ömer Seyfettin:

“Ah, on beş sene evvelki çocukluğum ve şimdiki ben. Tatsız, neşesiz, sevgisiz, aşksız, heyecansız, her şeysiz, boş bir hiçten daha boş geçen yorucu ve soğuk bir hayat. Şimdi iğrenç emellerle, hırslarla, gerçekte hiçbir değeri olmayan erişilmez arzularla, kısacası bütün bunların hepsinin verdiği şaşkınlık ve sebepsiz, tahammülsüz kararsızlıkların yaraladığı ruhum; yaralı kalbim ve maneviyatım.  Şimdi daha bu gece görülmüş gibi, on beş saniye önce görülmüş ve ruhumu okşayan kıymetli bir rüya gibi verdiği mutluluk unutulamayan.  Zaten karmaşık ve kayıplarla dolu bir rüya olan gelip geçici ömrümde, içinde kâbus olmayan çocukluğum ve hatıralarım. Şimdi düşünüyorum ki hayatta bu çaresizliklerle dolu ve şefkatsiz geçmişimin yokluk içinde geçen günlerinden elimde kalan ne garip bir hiçlik. Ne kadar sona ermeye meyilli ve hayallerle dolu lakin boşa geçmiş yıllarımda ne kadar belirsizlik, ne kadar anlaşılmaz bir sürat var.”

Şimdilerde çokça aradığımız o eski bayramlar, eski dostlar, eski muhabbetler, eski mahalleler belki de eski oldukları için değil ilk oldukları için üzerimizdeki büyüsünü hala devam ettiriyorlar. İlk bayramlar, ilk dostluklar, ilk aşk, ilk okul, ilk sahur, ilk namaz.

Soru şu. İnsan bu amatör ruhunu nereye kadar muhafaza edebilir, ne kadar çaylak kalabilir. Hem ilk günkü heyecanını daima muhafaza etse heyecan komasına girmez mi, kalbi buna nasıl dayanabilir?

Sorunun daha büyüğü ise şudur. Ben böyle bir yazı yazdım diye çaylaklık neden güzel bir şey olsun ki. Alışmak, profesyonelleşmek neden kötü olsun. Mesela insan bir sevdiğinin vefatına alışmasa hayat çekilir mi? Ya da bir şeyi dokuz bin dokuz yüz doksan dokuzuncu kez yapıyor olmak ve bunu neredeyse gözü kapalı yapıyor olmak neden kötü olsun.

Demem o ki her çaylağın yazdığı her şeye hemen inanacak kadar çaylak olmayın. Çünkü hepsi de çaylakça şeylerdir.

 
13 Eylül 2019 Cuma 16:58
Okunma: 697
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
Kardeşler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:35
  • Öğlen13:05
  • İkindi15:54
  • Akşam18:14
  • Yatsı19:41
 
 
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1844 - ABD'li mucit Samuel Morse, ABD Senatosu üyelerinin hazır bulunduğu bir deneyle ABD Kongre binasından Baltimore'da bir tren istasyonuna kendi icadı olan mors alfabesiyle ilk mesajı gönderdi.
1883 - Yapımı 14 yıl süren New York City'deki Brooklyn Köprüsü trafiğe açıldı.
1921 - Mustafa Kemal Paşa'ya suikast için Ankara'ya geldiği kanıtlanan İngiliz casusu Mustafa Sagir idam edildi.
1921 - ABD'de Sacco ve Vanzetti'nin yargılanmalarına başlandı.
1924 - Yabancı şirketlerce işletilen Anadolu Demiryolları Şirketi'nin millileştirilmesi için Anadolu-Bağdat Demiryolları Müdiriye-i Umumiyesi kuruldu.
1940 - Igor Sikorsky ilk başarılı tek rotorlu helikopter uçuşunu gerçekleştirdi.
1941 - Danimarka Kanalı Savaşı'nda, İngiliz zırhlısı Hood, Bismark tarafından batırıldı.
1943 - Polonya'daki Auschwitz toplama kampında ölüm meleği adıyla anılan doktor Josef Mengele göreve başladı. Mengele tutuklular üzerinde yaptığı korkunç deneylerle biliniyordu.
1945 - Krasnodar Kray'da Karadeniz kıyısındaki Şapsığ Ulusal Rayonu lağvedildi.
1956 - İlk Eurovision Şarkı Yarışması, İsviçre'nin Lugano kentinde düzenlendi. 7 ülkenin katıldığı yarışmayı evsahibi İsviçre'nin şarkısı kazandı.
1961 - İmralı Adası'ndaki 2 bin mahkumun barındığı cezaevinde çıkan isyan bastırıldı.
1963 - Afrika Birliği Teşkilatı kuruldu.
1964 - Peru'da bir futbol maçında kargaşa çıktı: 135 kişi öldü.
1976 - Londra'dan Washington, D.C.'ye ilk Concorde seferi başladı.
1978 - Kesire Yıldırım ile Abdullah Öcalan evlendi.
1979 - Yüzde 85'i yerli malzeme ile üretilen ilk Türk uçağı 'Mavi Işık 79-XA', Kayseri İkmal Merkezi'nde başarılı bir deneme uçuşu gerçekleştirdi.
1983 - Bulvar gazetesinin düzenlediği yarışmada Türkiye güzeli seçilen Hülya Avşar'ın evli olduğu ortaya çıkınca ikinci güzel Dilara Haraççı kraliçe ilan edildi.
1989 - Bulgaristan'dan Türkiye'ye zorunlu göç başladı.
1991 - İsrail, Süleyman Operasyonu adını verdiği bir askeri operasyonla Etiyopyalı Yahudileri İsrail'e getirmeye başladı.
1993 - Eritre, Etiyopya'dan bağımsızlığını kazandı.
1993 - Bingöl-Elazığ karayolunda pusu kuran PKK militanları 33 silahsız askeri kurşuna dizdi.
2000 - İsrail, Güney Lübnan'da 22 yıldır sürdürdüğü işgale son verdi.
2003 - Letonya'nın başkenti Riga'da gerçekleştirilen 48. Eurovision Şarkı Yarışması'nı Türkiye adına yarışan Sertab Erener kazandı.
2004 - Kuzey Kore'de cep telefonları yasaklandı.
2008 - Dima Bilan Eurovision'da Rusya'ya ilk 1. getirdi
 
Arşiv
 
Süper Loto
31.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062224283446
 
On Numara
04.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01102527293839404347484950515262646874757778
 
Sayısal Loto
02.11.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu062931324445
 
Şans Topu
30.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu011030323403
 
 
Yukarı Çık